Benjamin’in hikâyesi, zamanın ona yaptığı garip bir oyunla başlıyor. Farklı olduğu için hiçbir yere tam ait olamıyor, ne gençken genç ne yaşlıyken yaşlı sayılıyor. Onu izlerken, asıl acı verenin zaman değil, insanların bakışları olduğunu hissediyorsun. Yalnızlığı, sessizce büyüyen bir gölge gibi peşinden geliyor. Ve sonunda, hayatın ona hiç vermediği “ait olma” duygusunu ararken kayboluyor.