seni kırk kez sordular
bilmiyorum dedim
biliyordum
sana kırk yerde yıkanmadım
kirli değilim dedim
kirliydim
kırk uykuyu uyumadım sana
siz uyuyun dedim
uyudular
“Daha önce bir insanın seni daha fazla yaralayabilecek bir davranışı kolay kolay tasarlayamayacağını söylemiştin. Seni belki de intihara sürüklemeye çalıştığını düşünmüştün. Senin sağlığın mutluluğun onu ilgilendirmiyor. Öyleyse onu bu denli yüceltmenin ne anlamı var? Hayatta hiçbir şeyin onun senin hakkında iyi düşünmesinden daha önemli olmadığına inanmanın anlamı ne?”
Ah Piraye.. nedense okumayı sevdiğim tekrar tekrar okuyabildiğim bir kitap. Piraye’de yaşadıklarında kendimden bir parça buluyor gibiyim. Az önce tekrar önüme çıktı ve bunları söylemek istedim. Bu kitabı okuyunca soluklanmış gibi hissediyorum ;)