Paris'te bir porsiyon et için, farz edelim ki on franktan fazla bir para ödediniz, etin parmakların gazabına uğramış olduğundan emin olabilirsiniz. Çok ucuz lokantalarda durum farklıdır, oralarda yemekle ilgili böyle sıkıntılar olmaz;eti tavadan çatalla alıp dokunmadan tabağa fırlatırlar. Kabaca söylemek gerekirse,bir yiyecek için ne kadar çok para öderseniz, o kadar çok ter ve tükürük yemek zorunda kalırsınız.
Pislik otellerin ve restoranların içine işlemiştir çünkü yiyeceğin sağlıklı olmasındansa, zamanında hazırlanıp gösterişli olması yeğlenir. Otel görevlisi, yemeği hazırlarken öylesine ağır bir tempoda çalışır ki yaptığı şeyin yenilecek bir şey olduğunu unutur. Nasıl ki kanserden ölmek üzere olan bir hasta, doktor için "tıbbi vakadan" başka bir şey değilse, yaptığı yemek de çalışan için sadece sipariştir.