Bazı şarkılar ve kitaplar arasında kesinlikle güçlü bağlar olduğuna inanıyorum.
Cem Adrian - Derinlerde ve Stefan Zweig - Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu arasında kesinlikle bir bağlantı olmalı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
Bugüne kadar okumuş olduğum en güzel, en etkileyici kitaplardan biri diyebilirim. İnceleme yazmak için sabırsızlandım ve biter bitmez sabahı beklemeden yazmaya geldim. Kitap beni öylesine içine çekti ki. Nasıl anlatsam, neler söylesem bilemiyorum. İçerisinde birçok duygu barındıran, dolu dolu, çoğu zaman acı veren bir öyküsü var. Karakterler öyle ince detaylarla işlenmiş ki bir karakterden nefret ederken bir anda çok sevmeye ve onun için üzülmeye başlıyorsunuz. Ya da tam tersi, bir karakteri çok severken bir anda ondan nefret etmeye başlıyorsunuz. Bu roman bir çok şeyi konu alıyor.
Örneğin topluma karışmaya çalışan, aileden biri olmaya çalışan, bir birey olmaya çalışan bir çocuğun dışlanma duygusuyla ne kadar öfkeyle dolup taşacağı, ettiği intikam yeminini tutmak için neler yapabileceğini ve bir insanı birey olarak görmemenin verebileceği zararın büyüklüğünü görebiliyoruz bu romanda.
Diğer yandan bir kadının sırf yanına kültürel olarak yakıştıramadığı için aşkından vazgeçip kendi dengiyle bir olduktan sonra bile kendine laf geçirememesinin hem kendi sonu olabileceğini hem de kendi çocuğunun hayatını mahvedebileceğini net bir şekilde anlıyoruz.
Bir başka kadının sırf inat uğruna hem kendi hayatına hem de çevresine verdiği zarar gözler önüne seriliyor.
İntikam hırsının ne kadar tehlikeli olabileceğini o kadar iyi anlatmış ki Brontë bizlere. İlmek ilmek işlenmiş bir roman. Elimden bırakamadım desem yeridir. Bıraktığında da aklım romanda kaldı. Aşk, tutku, intikam, hırs... Tüm bunların içinde mahvolan hayatlar. Ne desem az bu kitap için. Okumayı düşünüyorsanız düşünmeyi bırakın ve hemen okumaya başlayın. Eğer düşünmüyorsanız da çok şey kaybediyorsunuz.
Öğretmenler odasında sakince kitabımı okurken bir anda ders saatimin geldiğini fark ettim ve kitap ayracım yoktu. Masaya bir göz attım ufak bir kağıt bulma umuduyla ama sadece bu poşet çay vardı. Ben de gerekeni yaptım. ✨
Ölümün ve yaşamın bir madalyonun iki yüzü olduğu farkındalığına ulaşmam hakkında böbürlenmiyorum ama ölmek de yaşamak da aynı şey değil mi? Her iki durumda aynı derecede acı verici.