"Kusura bakma hanım kızım" diye atıldı Feride hanım bir ayıbı örtercesine. "Hep aynı şeyleri söyler durur kuş gibi ama kuş insanın içini açar değil mi?"
O kadar yalnızdık ki canım ablam, bir gök parçası vardı baktığında, bir küçük tarla birde ablamla ben. Allah'ı boşver. O gözetse serçeleri gözetir kış günleri yem bulduraraktan ki bize yaramaz. Hiçbir zaman serçe olmadım ki canım ablam, gözetilmedim ki. Kopardım aldım evelallah.
Karl Room'un dediği gibi "Ah insanlar! İnsanlar! Timsah soyundan gelenler!" diye haykırdı Kont iki yumruğunu bu kalabalığın üzerine doğru sıkarak.
"Sizi çok iyi tanıyorum ve hep böyle kendi kendinize ne kadar da layıksınız!"