" İnsan sabahtan akşama kadar bir şey olmasını bekler ve hiçbir şey olmaz. Bekleyip durur insan. Hiçbir şey olmaz. İnsan bekler, bekler, bekler, şakakları zonklayana dek düşünür, düşünür, düşünür,. Hiçbir şey olmaz. İnsan yalnız kalır. Yalnız... Yalnız... "
Sevgilim sana İsa’dan ve Musa’dan
bahsetmek istiyorum.
Ay’ın, Dünya’nın etrafında kaç kere döndüğünden,
Sivrisineğin tam kırk yedi dişi olduğundan
ve
Gök kubenin altında konuşulan her dilden.
Saçlarının önüne düşüşünü nasıl sevdiğimden,
bahsetmek istiyorum sana.
Sabahları evde çıplak ayak yürümeyi,
sen uyanmadan masada çayı hazır etmeyi
ve
Tüm bunları yapmayı, en içten.
Sana kışın da bir mevsim olduğundan
bahsetmek istiyorum.
İzmir’ e de bu sene kar yağdığından,
Sokaktaki aç çocukların birbirini nasıl bıçakladığından
ve
En bitmez denilen yolların yürünerek azaldığından.
Gel seninle gönlümüzdeki putları yıkalım,
Yeni bir lisanda konuşalım,
Sağ eli sol memenin üzerinde uyutalım.
Onlar bilmez.
Onlar kör ve sağır.
Onların ruhu satılmış,
Onlar sevdaya düşman
Ama sen bilirsin ki
İstanbul dediğin yedi tepe, birkaç sokak ve
Ders kitaplarındaki çizimden ibaret değildir Kızılırmak
Sana bozkırında bir bitki örtüsü oluşundan