“Ağır ağır tüten bacalar gibi, ölçülü düşünmek para etmez. Akıl işlemeye başladığı vakit kafamızın içinde ne kadar kurumlar varsa ateş almalı. Alev, bacadan yukarı minareler gibi kıpkızıl göklere yükselmeli.Mahalle avaz avaz haykırmaya başlamalı.Yangın kulesi işaretlerini çekmeli, itfaiye borusu çalmalı.Sokaklarda kalabalık kazanda su gibi kaynamalı.Şehrin altı üstüne gelmeli.”Her kuvvetli fikir yangın gibidir,”
“Fikirce daldığım konudan kendimi kurtaramıyorum. İçinde dolaştığım yer sulanıyor bir deniz oluyor. Dalgaları arasında kulaç attığım bu ufuksuz okyanusun derinliği koyulaşıyor, gittikçe balçıklaşıyor. Bu engin denizde yüzüyorum, yüzüyorum, kenar yok. Çırpınıyorum. Nihayet dermanım kesiliyor.”