Siyasi menfaatler uğruna her parti, yeni neslin bambaşka olduğunu; bizi aydınlığa götüreceğini, çok zeki, çok bilgili olduğunu ve bizi şaha kaldıracağını söyledi. Akademisyenler de popülizm uğruna, Z kuşağının çok farklı düşündüğünü, bu çocukların her birinin teknolojide devrim yaratacak kapasitede olduğunu ve yolumuzun açık olduğunu dile getirdi.
Kendimizi kandırma konusundaki ustalığımızı, birkaç ödül alan gencimiz sayesinde kanıtlamış olduk. Her gün iç içe olduğumuz, gözlerimizin önünde olan gerçeği görmezden geldik. Teknolojinin bataklığına sürüklenmiş ve sürüklenmekte olan bir neslin sosyolojik tespitlerini hep tepeden yaptık; akademisyenler ve siyasetçiler gibi…
Kimse gelip bizlere sormadı: Nedir bu kuşağın sorunu? Çünkü hep iyi olanı düşünürsek iyi olur mantığı vardı genlerimizde… Zaten öğretmenin fikri ne zaman soruldu ki? Sadece hesap soruldu.
Nasıl ülkedeki zenginler artan yoksulluğu yok edemiyorsa, alınan ödüller de karanlığa sürüklenmekte olan Z kuşağı gerçekliğini yok edemiyor. Ve bizler hep iyiyi, başarıyı, göze çarpanı odağımıza almaya devam edersek; gölgede, karanlıkta bıraktıklarımız mutlaka karşımıza ya da sevdiklerimizin karşısına çıkacaktır.