İnsanların başının üzerinden gökyüzü ve sonsuzluğa bakarak, genel kurallar uydurmak kolay. Bu kuralları, tanıdığın,, belki de sevdiğin canlı insanlara, onları incitmeden uygulamak zordur.
Aslında düzen, onu biraz da korkutuyormuş. Düzen, sonuç, katı bir kanun, mümkün olan yaşama şekillerinin azalması, hayata hükmettiğimize dair yanıltıcı bir inanç demekmiş. Oysa hayat, durmadan akıp gidiyor, biz ona sarıldıkça o bizden uzaklaşıyormuş.
Fethettiğimiz dünya değil, ayağımızı koyacak bir parça yer; dağ değil, gözümüzdeki resim; deniz değil, oynak sertliği ve üzerindeki yansımasıdır. Bize ait olduğunu sanırız. Sıkıca tuttuğumuz şey, yanılsamadır.