Unuttuğumuz sandığımız her şey, unutmuşluğun karanlığından çıkıp tekrar geri geliyor ve hiç kimseye ait olmadıklarını düşündüğümüz anda tekrar bizim oluyor. Onlara ihtiyacımız olmadığı halde, önümüzdeki eski varlıkları ile parıldayarak bizi hatırlamaya zorluyor.
Bugüne kadar yazılmış ve yazılacak hiçbir senaryo, tüm dünyaya gözyaşlarıyla izlettirilen, oyuncuların acılar çekerken yönetmenlerin koltuklarında kalemlerini oynatarak milyonların acılarıyla dalga geçtiği “3. Dünya Savaşı” filmi kadar vahşi olmayacaktır.