Dilan.

Dilan.
@Edebiyata_dair18
İnsan kaynakları uzmanı
lisans
144 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
9/10
·375 syf.··
2022 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2022 15:11
Anlatmaya nereden ve nasıl başlayacağımı bilemediğim muhteşem ötesi bir kitap… Bu güne kadar kalbimi bu kadar acıtan bir kitap okuduğumu hiç hatırlamıyorum açıkçası. Duygularınızın allak bullak olduğu, üzülürken kızdığınız, aynı zamanda empati duymaya çalıştığınız ve içinizin karma karışık duygulara bürüneceği ve en önemlisi tüm duyguları aynı anda yaşayacağınız kesinlikle okumanız gereken bir kitap.. Kitaba ilişkin spoiler vermek gerekirse; Afganistan'da ikinci sınıf insan muamelesi gören ve her türlü ırkçılığa maruz kalan Hazara isimli millete mensup olan Hasan ile babası Ali, Emir ile babasının hizmetkârlığını yaparlar. Emir ile Hasan çok yakın arkadaştır. Öyle ki her yıl uçurtma şenliğinde birlikte uçurtma uçururlar. Hasan on yaşlarındayken kendinden birkaç yaş büyük çocuklar tarafından istismara uğrar ve yine aynı yaşlarda olan Emir, kardeş gibi büyüdüğü bu çocuğun istismara uğrayışına tanıklık eder. Bu trajik olayın ardından Emir Hasan’ın yüzüne bakamayacağını anlar ve türlü yalanlarla Ali ve Emirin evden gitmesine sağlar. Ardından Kabil’de yaşanan savaş nedeniyle Emir ve babası ülkeyi terk eder ve Hayatlarını ABD'de, Kaliforniya'da sürdürmeye başlarlar. Ama Emir, geçmişte yaşadıklarını unutamaz. Hasan’a yaptıklarından dolayı büyük utanç duyar. Bu sırada Emir Süreyya’ya aşık olur ve onunla evlenir. Emir bu sırada , bir kitap yazmaktadır ve kitabı yayınlanır. Ve o sırada Rahim Han çok hasta olduğunu söyleyerek Emir’i yanına çağırır. Bir mektup uzatır ona. Mektup Hasandandır. O sırada Rahim Han, Hasan’ın bir çatışma sırasında öldürüldüğünü ve karısının da onu kurtarmak isterken vurulduğunu Sohrab isminde çok güzel bir oğlu olduğunu anlatır. Emir, Sohrab’ı sorar. Onun da yetimhanede olduğunu öğrenir. Emir, Rahim Han’ın ayarladığı bir şoför ile Kabil’e gider.
Edebiyat
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·140 syf.··
2022 4. kitabı
Toplumsal konularda hiç bir zaman kayıtsız kalmayan okumaya Serenad ile başladığım kıymetli edebiyatçı Zülfü Livaneli bu eserinde; ege balıkçılarına, göçmen sorununa ve daha bir çok toplumsal konuya değiniyor. Kitaba gelecek olursak Mustafa,Mesude ve yedi yaşındaki deniz tüm kasabanın imrendiği mutlu bir hayat yaşamaktadır. Mustafa ve oğlunun denize açıldığı bir gün fırtına çıkar ve küçük deniz, denizin mavi derinlikleri arasında kaybolur. Evlat acısı yaşayan Mustafa ve Mesude için artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır. Balıkçılık ile geçimini sağlayan Mustafa teknesiyle yine bir gün denizin mavi sularına bırakır kendini ama o gün çok başka bir şeyle karşılaşır denizde bir kadın ve bir erkeğe ait iki cansız beden.. Ayrıca az ileride yunus balığının iterek tekneye yaklaştırdığı botun üzerinde küçük bir bebek. Mustafa iki cansız bedeni sahil güvenliğe teslim eder ancak bebeği teslim edemez. Mustafa'ya göre deniz bir evladını aldı ama tekrar bir evlat verdi onlara babalık duyguları tekrar kabaran Mustafa'yı zor bir karar verme süreci bekler... Aile bağları, göçmen sorunu, evlat sevgisi,çevre sorunu, gibi bir çok konuya değinilmiş bu eserde... Mükemmel betimlemeler sayesinde kendimi kitabın bir parçasıymış gibi hissettim doğrusu. Ihlamur, melisa, ıtır, yasemin ve deniz kokularını içimizde hissettikçe bir yandan yüreğimizin ferahladığını hissediyoruz. Denizin dinginlik veren mavisi, sahile vuran dalgaların ahengi beni çok başka yerlere götürdü desem abartmış olmam herhalde... Balıkçı ve Oğlu Zülfü Livaneli
Edebiyat
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,6bin okunma
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2022 22:58
Herkese merhabalar. Size bugün isminden dolayı hep bir ön yargıyla yaklaştığım ancak okudukça konunun çok başka olduğu bir kitapla geldim. Öncelikle çok üzgün olduğumu, yazarımızla ve kitabıyla bu kadar geç tanışmış olmanın derin üzüntüsünü yaşadığımı söylemem gerekir. Kitaba gelecek olursak, 29 Ekim 1933 Cumhuriyet Bayramının 10. yıl coşkusu tüm ülkede hakimdir. Aynı şekilde bu coşku küçük Benan içinde geçerlidir. Benan'ın babası Yusuf'a o dönemleri sormasıyla Yusuf'un dalıp gittiği ve bizleri de beraberinde götürdüğü koskocaman bir mazi.. Yusuf, Süreyya, Feyzi, Hüsrev dönemin en güzel okullarından İstanbul Sultanisi Mektebi öğrencileriydi.Yaşları henüz on yedi.. Hepsi de birbirinden yetenekli, akıllı keşşaflar ya da bugün ki ismiyle izciler.. Bir sabah bütün ülke Osmanlı donanmasının Rus limanlarını bombalama haberleri ile sarsılır. Yusuf, Süreyya, Feyzi, Hüsrev Çanakkale Savaşı'na gönüllü er olarak katılmak için başvuru yaparlar ve cepheye giderler. Süreyya geride Güzide'yi , Fevzi Refika'yı, Yusuf ise Mehpare'yi bırakır. Güzide ve Refika ... Sevdikleri orduya yazılıp askere gidince boş boş evde oturmak istemezler. Okullara da kapanmıştır ve onlar da endişelidir. Ne yapabileceklerini düşünürlerken gönüllü hasta bakıcı olarak yaralı askerler ile ilgilenmeye başlarlar... 18 mayısı 19 mayısa bağlayan gece korkulan olur ve taarruza geçilir.. Onlarca vatan evladı şehit düşer ancak Yusuf o kara geceden yaralı halde kurtulur, evlenir.. Her satırını ağlayarak okuduğum mükemmel kitap.. Ancak keşke savaştan sonra Güzide ve Refika neler yaptı, Yusuf kimle evlendi bu konulara da değinilse ve üstün körü geçilmeseydi... Elveda Aşk Sinan Akyüz
1000Kitap
Elveda AşkSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 20211,687 okunma