Yaşamıyoruz.Resimlerimiz, fotoğraflarımız kadar yaşamıyoruz.Mendilimiz, gömleğimiz, potinlerimiz kadar yaşamıyoruz.Bir sigara kağıdını şuraya koy, üstüne bir taş bırak, kapıları kapa ve git!Üçyüz sene sonra gel, yerinde bulursun.Belki sararmış, belki buruşmuş, fakat yine o.Bir sigara kağıdı kadar yaşayamıyoruz.Kefenimizden evvel çürüyoruz.Duyuyorum!Kulak ver, sen de duyarsın!Toprağın altında milyarlarca kurdun, çıtır çıtır dut yapraklarını yiyen milyarlarca ipek böceği gibi, milyarlarca ölüyü yediğini duyuyorum.Ölüler!Gözsün kulaksız kurtların içtiği köpüklü şampanya damlaları!Tozun toprağın mezeleri!Korkunç bir saklambaçın korkunç oyuncuları.Kurtarın beni ebedilikten!Öldüm sizi araya araya...Kurtarın beni düşünmekten!
———————————-
Allahım, ben yok olamam!Her şey olurum, yok olamam.Parça parça doğranabilirim.Nokta nokta lekelere dönebilirim.Tütün gibi kurutulabilir, ince ince kıyılır, bir çubuğa doldurulur, içilir, havaya savrulabilirim.Fakat yok olamam.Madem ki bu kadar korkuyorum, yok olamam.Eczane camekanlarında, ispirto dolu bir kavanoz içinde, düşürülmüş bir çocuk ölüsü gibi, yumruk kadar bir et parçasına inebilir, bir şişeye hapsedilebilirim.Fakat şişenin camından dışarıyı seyreder, önümden geçenleri görür, kendimi bilir ve duyar, kendimi ve Allahımı düşünebilirim.Razı değilim Allahım!Yok olmaya, kalmamaya, gelmemiş olmaya, mevcut olmamaya razı değilim.Bu dünyada bırakamayacağım hiçbir şey yok.Ne deniz, ne ağaç, ne nehir, ne ev, ne kadın, ne de ben.Bu kalıbım, bu zarfım, bu kafesimle ben.Onların hepsini bırakabilirim.Fakat şuurumu bırakamam.Razıyım bir toz parçası olayım.İnsanlar üzerime basarak geçsin.Canım acısın, duyayım.Canımın acıdığını duyayım.Razıyım bir kertenkele olayım.Kızgın yaz günlerinde bir bahçe duvarına tırmanayım.Tırnaklarımı tuğlalara