Ebubekir Demir

Ebubekir Demir
@Edemir35
Uludağ Üniversitesi
İstanbul
11 Ekim
5 okur puanı
Mart 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

Ebubekir Demir

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.·
2019 18. kitabı
Pınar Kür
8.3/10 · 11,8bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Yaşamıyoruz.Resimlerimiz, fotoğraflarımız kadar yaşamıyoruz.Mendilimiz, gömleğimiz, potinlerimiz kadar yaşamıyoruz.Bir sigara kağıdını şuraya koy, üstüne bir taş bırak, kapıları kapa ve git!Üçyüz sene sonra gel, yerinde bulursun.Belki sararmış, belki buruşmuş, fakat yine o.Bir sigara kağıdı kadar yaşayamıyoruz.Kefenimizden evvel çürüyoruz.Duyuyorum!Kulak ver, sen de duyarsın!Toprağın altında milyarlarca kurdun, çıtır çıtır dut yapraklarını yiyen milyarlarca ipek böceği gibi, milyarlarca ölüyü yediğini duyuyorum.Ölüler!Gözsün kulaksız kurtların içtiği köpüklü şampanya damlaları!Tozun toprağın mezeleri!Korkunç bir saklambaçın korkunç oyuncuları.Kurtarın beni ebedilikten!Öldüm sizi araya araya...Kurtarın beni düşünmekten! ———————————- Allahım, ben yok olamam!Her şey olurum, yok olamam.Parça parça doğranabilirim.Nokta nokta lekelere dönebilirim.Tütün gibi kurutulabilir, ince ince kıyılır, bir çubuğa doldurulur, içilir, havaya savrulabilirim.Fakat yok olamam.Madem ki bu kadar korkuyorum, yok olamam.Eczane camekanlarında, ispirto dolu bir kavanoz içinde, düşürülmüş bir çocuk ölüsü gibi, yumruk kadar bir et parçasına inebilir, bir şişeye hapsedilebilirim.Fakat şişenin camından dışarıyı seyreder, önümden geçenleri görür, kendimi bilir ve duyar, kendimi ve Allahımı düşünebilirim.Razı değilim Allahım!Yok olmaya, kalmamaya, gelmemiş olmaya, mevcut olmamaya razı değilim.Bu dünyada bırakamayacağım hiçbir şey yok.Ne deniz, ne ağaç, ne nehir, ne ev, ne kadın, ne de ben.Bu kalıbım, bu zarfım, bu kafesimle ben.Onların hepsini bırakabilirim.Fakat şuurumu bırakamam.Razıyım bir toz parçası olayım.İnsanlar üzerime basarak geçsin.Canım acısın, duyayım.Canımın acıdığını duyayım.Razıyım bir kertenkele olayım.Kızgın yaz günlerinde bir bahçe duvarına tırmanayım.Tırnaklarımı tuğlalara
—————————- Göklerin merhamet dolu olduğuna inanıyorum.Bizse, düşsel bir yaratık korkusuyla yorgan altına kaçan çocuk gibi, nefsimizin beton çatısını üzerine çekmiş, yaşamayı öldürüyoruz!Yağmurun yalnız suyunu toplayabiliyoruz;ruhundan uzağız!Halbuki ne güzel isim koymuşlar ona:Rahmet. Bakın, çok geçin arkasından nasıl bir çok erken başlıyor!Kainat nizamı...Kinin, zulmün de başında ve sonunda merhamet nöbet bekliyor.Alem, bu temel üzerinde..Eğer toprağa, tohuma, hatta kire, lekeye merhamet olmasaydı su olur muydu?Rengi merhamet, sesi merhamet, pırıltılı, şırıltılı su..Ne duruyorsunuz?Sökün sahte su borularını, ev ev merhamet şebekesi kurun!Tepelerinizdeki çatıları da yıkın, göklerle temasa geçin!..O zaman göreceksiniz ki, acı su borularından kendi kendisine tatlı su akacak ve başlar üstünde güneşe yol veren kubbeler yükselecek...
Yaslan göğsüme sevdiğim Benim gönlüm gök gibidir açık deniz gibidir Pas tutmaz benim içim yeryüzü gibidir Toprak gibidir Sen ki bulut gibisin Ay gibisin güneş gibi bazen