Küçükken filmlerini izler, Hogwarts'da öğrenci olmanın hayalini kurardım. Her filmini ayrı ayrı izlemiş, melez prens hariç her birini ayrı ayrı severim. Kitaplarına maalesef çok geç başladım. Başladığım zamanlarda mezun senemdi. Evdeki dini kitaplar ve okumaya üşendiğim o kadar çok edebi kitaplar vardı ki bir kaçış yolu arıyordum adeta. Fantastik bir dünyaya sürüklenmek, oraların kıyılarında, ovalarında dolaşmak, oranın nefesini içime çekip yaşamak istiyordum (cidden mezun senenizde her şeyden uzaklaşmak istiyorsunuz).
Bir gün öylesine girdiğim bir dükkanda kitapları göz gezdirirken Harry Potter karşıma çıktı. "Aradığım kaçış yolu bu olabilir mi ?" demiştim içimden. Aslında aklımda bir Tolkien kitabı almak vardı ama Harry Potter'ı gördüğüm andan itibaren diğer kitaplarla olan ilişkim kesilmişti. En sonunda anlayacağınız üzere kitabı satın alıp eve geldim. Önce bir süre okumadım. Bitirmem gereken başka kitaplar vardı. Sonra Harry Potter'ı elime aldım ve okumaya başladım...
Bu kadar uzun tuttuğumun farkındayım... Malum en sevdiğim film serilerinden biri olduğu için bir kaç paragraf için özür dilerim. Kitabı seve seve okudum. Filmlerden tamamen bağımsız ve detaylı yerler vardı. Hogsmade filmlerden daha detaylı işleniyordu. Bu tür şeyler hoşuma gitmişti. Aynı şekilde filmlerde Ron hep daha pısırık modundayken kitaplarda daha dobra ve hakkını arayan biriydi. Harry ise klasik Harry idi... Size kitabın ana konusunu, nasıl bir şey olduğunu açıklamak istemiyorum. Bu tür fantastik eserlerde yeni bir okuyucu iseniz tamamen sizin her şeyi bizzat yaşayıp öğrenmenizden yanayım.
Herkesin Harry Potter evrenine bir kez bakmasını öneririm. Evet yazar son zamanlarda garip kararlar alıp okuyucuları ve izleyicileri evrenden soğutmuş olabilir ama gene de şansınızı denemenizi