Aslında bugün bizim belki de en önde gelen dinî görevimiz, dini hükümlerin bize kazandırdığı zihniyeti, telakki tarzını her şeye hakim kılmaktır. Yani bugün cari bulunan bilimsel zihniyeti edip bu zihniyetle dine bakmak değil, fakat bilime, fenne, ahlâka her şeye dinin bize kazandırdığı zihni-yetle bakmak ve bu bakışı hakim kılmak başlıca görevimiz sayılmalı.
Sözü şuraya getirmek istiyoruz: Dinin buyruklarına ve yasaklarına, ancak ve yalnız dinin buyruğu ve yasağı olduğu için uyulur.(...) Başka bir şey için değil fakat dinin hükümleri içindeki hikmetleri araştırmak olsa olsa fazilettir.