Sakarya; sâf çocuğu, mâsum Anadolu'nun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!
Sen ve ben, gözyaŞiyle ıslanmış hamurdanız;
RengimizE baksınlar, kandan ve çamurdanız!
Akrebin kıskacında Yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelMiş, bu dünya böyle gider!
Bana kefendir yatAk, sana tabuttur havuz;
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz!
Kendi kendine tıp kitapları okuyanların insan tedavi ettiği bir memlekete doktor. Aavamın meal okuyup hüküm verdiği bir yerde de alim yetişmez. Bir takvim yaprağında okuduğu bilgiye dayanarak doktorlarla tedavi usulü üzerine tartışan bir hasta ne kadar normalse, ulema ile cedelleşen mealciler de o kadar normaldir.