Sahte diplomalarla alınan koltuklar, emek verenin değil torpilli olanın kazandığı sınavlar, her gün yenisiyle yüzleştiğimiz kadın cinayetleri ve yok edilen ormanlar...
Adaletin olmadığı bir ülkede başarı rastlantıdan ibarettir. Doğru söyleyenin susturulduğu bir düzen kurulmuş. Öğretmenler atama beklerken eğitimsiz eller geleceği şekillendiriyor. Ama biz dilimizde dualarla buradayız. Belki de hâlâ "her şeye rağmen" diyebildiğimiz için umut var.
Orada nemli bir delikte bir esnaf uykudan uyanmış. Bütün gece boyunca sanki mecburmuş gibi rüyasında bir gün önce istemeden kestiği botları görüp durmuş. Ama o bir işçidir, ayakkabıcıdır. Onun kendi işinden başka hiçbir şey düşünmemesi çok normaldir. Çocukları ağlar, karısı açtır. Sabahları böyle uyanan sadece ayakkabıcılar mı sanki?