Orada nemli bir delikte bir esnaf uykudan uyanmış. Bütün gece boyunca sanki mecburmuş gibi rüyasında bir gün önce istemeden kestiği botları görüp durmuş. Ama o bir işçidir, ayakkabıcıdır. Onun kendi işinden başka hiçbir şey düşünmemesi çok normaldir. Çocukları ağlar, karısı açtır. Sabahları böyle uyanan sadece ayakkabıcılar mı sanki?
Çok yakında öleceğimi düşünüyorum.
Kimse bana cenaze töreni düzenler mi? Tabutumun arkasında duran olur mu?
Kimse beni özler mi?
Belki de yabancı bir yerde, başkasının evinde, yabancı bir köşede öleceğim.
Ah tanrım, ne hüzünlü bir yaşam!