Dağlar, kayalar, yılanlar, kartallar, kırlangıçlar… Hepsi öyle gerçekçi, öyle canlı betimlenmişti ki, sanki bir filmi izler gibi gözümün önünde canlandı.
Yılanı Öldürseler, küçük yaşta annesini öldürmek zorunda bırakılan Hasan’ın hikâyesi üzerinden toplum baskısını, töreyi ve insanların bitmeyen dedikodusunun hayatları nasıl şekillendirdiğini anlatıyor. Aslında bir yandan da değişmeyen toplum yapımızı hatırlatıyor. Bugün bile Müge Anlı gibi programlarda benzer olayların karşımıza çıkması,bir adım dahi ileriye gidemediğimizin acı bir göstergesi bu durum gerçekten utanç verici.
Yaşar Kemal, namus ve töre uğruna bir cinayetin “zorunlu” sayıldığı bir ortamda bir çocuğun kaderinin nasıl elinden alınabildiğini bu incecik romanda çok net gösteriyor.