VALADIMIR PISTALO- TESLA
(maskelerle çevrili bir hayat) 472 sayfa/çev:süeda kaya
Benim daracık, olanaksızlıklarla dolu dünyamda, her şeyden habersiz yaşadığım yıllardan neredeyse yüz yıl önce avrupa, amerika elektriğin, motorların, yeni enerjilerin, radyonun, telefonun, makineli tüfeğin vs. icatlarıyla heyecan içinde çalkalanıyordu. farklı ülkelerden mucitlerin her gün bir yenisini insanlığa armağan ettikleri icatlar şüphesiz bugün yaşadığımız hayatların da hazırlayıcıları olacaktı. aynı ülkeler sadece yeni icatlarla parlamıyordu aynı zamanda günümüzün fikir dünyasına kadar uzanan dev sanat eserlerinin göz kamaştıran projektörleri de o yıllarda yakılmıştı.
osmanlı imp. tarih sahnesinin kendine ayırdığı rolü dramatik bir reveransla tamamlamaya hazırlanırken avrupa ve amerika kıtaları tarih sahnesine bol gişeli, ayartıcı, tutkulu, yepyeni müthiş bir oyunla çıkmış ve hızla gelişmenin esrikliği içinde deli gibi çalışıyordu. aynı gezegende çok ayrı dünyaların insanlarıydık artık.
burada konuyu biraz değiştirip sözü tanıtacağım kitaba getirmek istiyorum. doğu toplumları; yüzyıllarca içkin,uhrevi,mistik bir bilginin yumuşak ışığıyla aydınlanmayı denedi. bütün ışıklar duygularımızın ve sezgilerimizin kapılarından iç derinliğimize çevrilmişti. ne varsa oradaydı.iyilik, erdem, yücelik,doğruluk,dürüstlük ve insani yücelmenin bütün bilgisi içimizin derinliklerinde saklıydı. yeter ki onu arayıp bulmayı bilelimdi. doğu, kendi iç dehlizlerinde ışık kırıntıları ararken o loşlukta kayboldu.(gerçi hala kayıp) fakat bu arada dışında yani gerçek hayatta dünyanın nasıl büyük bir hızla değiştiğini, ilerlediğini anlamadı. bunun sonuçlarını hep birlikte yaşıyoruz. bu arada batı insanı da sürekli ilerlemenin, yükselmenin, yıldızlara uzanmanın, yerin ve göğün onlarca-yüzlerce kilometre