USTA İLE MARGARİTA-MİHAİL BULGAKOV/can yayınları-573 sayfa
Zorlu, nefes nefese, yorucu, düşündürücü ve büyüleyici bir okuma serüveniydi, Usta ve Margarita’yı okumak. En önce kitabın hacmi katlanılması zor bir yekûndu. Uzun bir önsöz ile birlikte yaklaşık altı yüz sayfalık, her bakımdan dolu dolu bir roman. Neyse ki kitabın sonunda zahmetine değdi, deyip derin bir nefes alabileceğimiz bir kitaptan bahsediyoruz.
Tiranlar tarafından yönetilen baskı toplumlarında düşüncelerini özgürce açıklayabilmek, sanatsal yaratılarını bütün imkanlarıyla serbestçe kullanabilmek ne yazık ki çok zor, yer yer imkansız. Toplumları en küçük hücresine kadar ayrıştıran, paralize eden, terör, dehşet, korku ve yılgınlıkla terbiye eden, sindiren yapılarda bir süre sonra bütün bunlar normal sayılacak bir tepkisizliğe, duyarsızlığa yol açar. Herkesin korktuğu, sindiği yerlerde, gerçeğin ancak erdemli, yüce vicdanlar ve keskin sezgi ve akıl gücüne sahip olanlar tarafından görülebildiği zamanlarda yazmak, konuşmak, göstermek ciddi riskler barındır ve cesaret ister.
Yazar Bulgakov, Stalin Moskova’sında ağır baskı ve korku ortamında on bir yılda gizlice yazmıştır bu romanı. Bir süre doktorluk yapan yazar daha sonra hayatını tamamen yazmaya adar. Tiyatro çevirileri, uyarlamaları yapar; oyunlar, romanlar yazar. Fakat birçok romanı, oyunu, uyarlaması basılmaz, yayımlanmaz, oynanmaz. Geçimini sağlayamayacak duruma düşen yazar Stalin’e bir mektup yazmakta bulur çareyi. Bu bir süre çare olur ama baskı, sansür ve korku yakasını bırakmaz. Mutsuz, yoksul ve kör olmuş biri olarak hayat veda eder. Usta ve Margarita yazarın ölümünden yirmi altı yıl sonra yayımlanma şansı bulur ve büyük bir ilgiyle karşılanır. Son yüzyılın şaheserleri arasında sayılır. Tiyatroya, oratoryolara, filmlere, çizgi romanlara konu