Ahmet İlhan

Ahmet İlhan
@Ehmat
Birikim, Doğubatı, Ekeleştiri, Cumhuriyet kitap, gazeteduvar, artıgerçek gibi gazete ve dergilerde makaleler yazar. Yayımlanmış dört kitabı var.
30 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·168 syf.··
2020 16. kitabı
JOSEPH CONRAD/ KARANLIĞIN YÜREĞİ-çev: Sinan Fişek/ İletişim yay.(roman) Doğuluların zihninde Batı medeniyeti oldukça karmaşık, netameli, birbirine taban tabana zıt çağrışımlarla yer bulur. Kimilerince aklın, ilmin, sanatın, teknolojinin ve felsefenin merkezi, kıblesi; kimilerince de şeytani, kötülüklerin kaynağı ve örgütleyicisidir. Daha makul kimilerince de her iki kutbun bazı özelliklerini taşısa da tam olarak ne odur ne de öbürüdür. Kötülük, gerilik, yozluk, cehalet, zulüm niteliklerini farklı düzlem ve oranlarda da olsa birçok ülkeye, ulusa, medeniyete yakıştırabiliriz fakat aklın ışığında bıkmadan çalışmayı, sanatsal, felsefi ve düşünsel alanlardaki yoğun yaratı ve arayışı, bilimsel ve teknolojik buluşların çokluğu açısından bakıldığında Batı medeniyetine hakkını teslim etmemek, gerçeğe aykırı davranmak olur. Fakat ele alacağımız roman üzerinden meseleye baktığımızda Batı’nın kötücül yüzüne dair izler buluruz. Avrupalıların özellikle 19. yüzyıl için birçok coğrafyada olduğu gibi Afrika kıtasında da talan, yağma, vahşet düzeyinde bir sömürgecilik pratiğini sergilediklerini görüyoruz. Modern edebiyat için muazzam bir dönemeci temsil eden Karanlığın Yüreği, ‘’medeniyet’’i bir arada tutan ipliğin aslında ne kadar ince olduğunu gözler önüne seriyor. Eserin tanıtımına geçmeden önce sömürgecilik kavramından ve Batı medeniyeti ile ilişkisinden kısaca bahsetmek gerekir sanırım. Afrika’nın Sömürgeleştirilmesi Avrupalılar, XVI. yüzyılda gerek macera ve keşif duygusu gerek zenginlik, maddi güç ve hammadde hırsıyla birçok coğrafyada istila ve sömürgecilik yarışına başladılar. Amerika’nın keşfi de ne yazık ki yerlileri ve uygarlıkları için bir yıkım oldu. Başlangıçta Afrika kıtasının sadece kıyı kesimlerinde sömürgeler elde eden Avrupalıların, Afrika kıtasının iç
Karanlığın YüreğiJoseph Conrad · Bordo Siyah Yayınları · 20185,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Ahmet İlhan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·188 syf.··
2020 15. kitabı
Bernhard Schlink
8.4/10 · 4.585 okunma
Puan vermedi·188 syf.··
2020 15. kitabı
BERNHARD SCHLINK/ OKUYUCU(roman)çev: Cemal Ener, İletişim yayınları Zaman İkinci dünya savaşı ve hemen ertesidir. ‘’On beş yaşındayken sarılığa yakalanmıştım. Hastalık sonbaharda başlamış ve ilkbaharda geçmişti.’’ Bu cümlelerle başlıyor roman. Bunları söyleyen romanın ana kahraman Michael Berg’tir. On beş yaşında bir lise öğrencisidir. Hasta olduğu günlerin birinde eve gelirken kusmuş ve kötü duruma düşmüştür. O an orada bulunan otuz altı yaşındaki Hanna Schmitz isimli kadın ona yardım eder ve evine kadar götürür. Kitabın birinci bölümü Michael’in kendisine yardım eden kadından etkilenip sık sık onu evinde ziyaret etmesiyle başlar. Aralarında epeyce bir yaş farkı olsa da Michael bu güzel kadından hoşlanmakta hatta onu arzulamaktadır. Evine her gidişinde onu dikkatlice incelemekte ve hayranlığı, tutkusu gün geçtikçe artmaktadır. Kadın da bunun farkındadır. Bir ziyaret sırasında kadın iç odada giyinirken Michael onu izler: ‘’ …Gözlerimi alamadığım şey bu değildi. O poz vermemiş, işve yapmamıştı. Başka zamanlarda da böyle bir şey yaptığını hatırlamam. Bedeninin, duruş ve hareketlerinin yer yer hantal bir izlenim bıraktığını hatırlıyorum. Böyle hantal olduğu için değil. Daha çok bedeninin içine çekilmiş, bedeninin kendi haline ve beyninin emirlerinden etkilenmeyen dingin ritmine bırakmış ve dış dünyayı unutmuş gibi görünüyordu. Çorabını giyerkenki duruş ve hareketlerinde de aynı dünyayı unutmuşluk vardı. Ama orada ağır, hantal değil; akıcı, zarif, baştan çıkarıcıydı. Göğüsler, popo ve bacaktan kaynaklanmayan, tersine bir bedenin içinde dünyayı unutmaya çağıran bir cazibe.’’(18) Bir başka ziyarette Michael ve Hanna arasında ilişki başlar. İkinci bölüme kadar roman garip davranışları olan Hanna ile Michael’in inişli-çıkışlı ilişkisini ele alır. On beş yaşındaki gencin
OkuyucuBernhard Schlink · İletişim Yayıncılık · 20144,585 okunma
Puan vermedi·175 syf.··
2020 14. kitabı
TÜNEL/ ERNESTO SABATO-Ayrıntı yayınları, çev: Pınar Savaş (roman-152syf) Aslında cinsel ilişki diye bir şey yoktur. Bunu ben demiyorum. "Jacques Lacan, bize, cinsellikte aslında herkesin kendi işine baktığını anlatır. Elbette, ötekinin bedeninin aracılığı söz konusudur, ama sonuçta zevk yalnız sizin zevkiniz olacaktır. Cinsellik birleştirmez, ayırır." Aşk ve cinsellik, neresinden bakarsak bakalım, oldukça netameli bir konudur. Bir yönüyle, ilkel varlığımızın ışıksız, kör, karanlık ve geçirimsiz bakışına; diğer yönüyle de varlığımızı naif, derin, renkli, yaratıcı ve estetik bir yüceliğe taşıyan erdemine yaslanır. İnsanın, varoluş halinin merkezine oturan bu duygu ve güdü estetik yaratılarının temel konusudur. En soylusundan en sıradan olanına, Kralından, soytarısına, zengininden fakirine, en akıllı feylesofundan en aptalına varana değin hiçbir insan bu duygunun ve güdünün pençesine düşmekten kurtulamamıştır. Sabato’nun akıl ve duygu dehlizinde bu duyguya ne şekilde rastlayacağız, birlikte bakalım… ‘’Yirminci yüzyılın ilk yarısında yazılmış olsa da insanlık kadar eski, insanlar yaşadıkça var olacak ruh hallerinin dibine kazılan bir ‘Tünel’ bu kitap. Özdeşlik arayışı, aşk, tutku, şüphe ve cinayet… Sıradanlığın ve sanatçı ruhunun, aklın ve içgüdünün birbirine karıştığı girdaplarda soluk soluğa bir yolculuk. Bizi götürdüğü yer ise daha ilk cümleden belli: ‘’Ben Juan Pablo Castel, yani Maria İribarne’yi öldüren şu ressam…’’ Varoluşçu bir antikahramanın cinayet itirafnamesidir Tünel. Fransızcaya çevrilmesini Albert Camus’nün önerdiği, Gramaham Grren’in hayranlıkla karşıladığı bir başyapıt. Ernesto Sabato’nun felsefi ve edebi evrenindeki yolculuğunun da ilk adımları. Tünel çağımızın temel entelektüel sorunlarını, toplumların ve ruhlarımızın karanlık, izbe köşelerini
TünelErnesto Sabato · Varlık Yayınları · 19821,053 okunma