Bugün bir kadın biçiminde şekillenen bu et yığını yarın binlerce çeşit böcek halini alacak olsa, her zaman yaratıcı olan doğa için bir şey değişir mi sanıyorsun? Bizim gibi bir varlığın yaratılmasının doğaya bir kurdun yaratılmasından daha pahalıya mal olduğunu, dolayısıyla daha fazla bir çıkar beklediğini mi söylemek cesaretini göstereceksin? Bağlılık ya da umursamazlık arasında bir fark yoksa, bir başkası sineğe ya da marula dönüşürken bir insanın katledilmesinden ona ne? Neslimizin yüceliği bana tanıtlandığı, doğa için fazlasıyla önemli olduğu ve dolayısıyla ortadan kaldırılmasının onu son derece öfkelendireceği açık açık gösterildiği an, bu yok edişin bir cinayet olduğuna inanabilirim; ama doğanın derinlemesine incelenmesi bu yeryuvarlakta yetişen her şeyin, yapıtlarının en az gelişmişinin bile, gözünde aynı değere sahip olduğunu tanıtladığı an, bu varlıklardan birinin bin ayrı biçime dönüşmesinin yasalarına bir hakaret sayılabileceğini kesinlikle düşünemem. Şöyle diyeceğim kendi kendime: Bütün insanlar, bütün bitkiler, bütün hayvanlar birleşerek, gelişerek, aynı yollarla birbirlerini yok ederek hiçbir zaman gerçek bir ölüme gitmez, yalnızca biçim değiştirirler, hepsi de büyüyerek, birbirlerini yok ederek, kaygusuzca döllenerek şimdi şu biçimde, bir saniye sonra başka bir biçimde görünürler, bunlar, varlığın istediği ya da yapabileceği davranışlarla günde binlerce kez biçim değiştirebilirler, doğanın tek bir yasası da bundan etkilenmez. Ama sataştığım varlık anamdır, beni karnında taşımış olan kişidir. Ne yani, bu saçma düşünce mi durduracak beni? Durdurduğunu varsayayım, ne geçecek elime? Annem olacak kadın, bir şehvet anında rahmine giren dölden gebe kalırken beni düşünmüş müydü? Kendi zevkleriyle ilgilendi diye bir de kalkıp minnettar mı olacağım ona? Zaten