Spoiler!
“Göğüs kemiklerindeki kırıklardan ve alnındaki cam kesiklerinden
başka; güzel vücudunda, hüzünlü gözlerinde, harika dudaklarında,
pembe büyük dilinde, kadife yanaklarında, sağlıklı omuzlarında,
boynunun, göğsünün, ensesinin, karnının ipek teninde, uzun
bacaklarında, her görüşümde bir an beni gülümseten ayaklarında,
uzun, incecik, bal rengi kollarında, ipek teninin üzerindeki benlerde ve kumral
küçük tüylerde, kalçalarının yuvarlaklığında ve her zaman yanında
olmak istediğim ruhunda hiçbir hasar yoktu.”
Bu cümle gözümden bir yaş gelmesine sebep oldu. Hem kendisini, hem de onu öldürmek istemesine rağmen büyük bir sakinlikle bunu sevgilisi hakkında söylemesi, takıntı değil aşk olduğuna beni inandırdı.
“And God, please so, don’t let him love nobody else but me.”
Ah be Janie, adamın seni dolandırdığından şüphelendiğin halde tek derdin başkasını sevmemesi. Sen bensin kızım..
“Sometimes god gets familiar with us womenfolks too and talks his inside business. He told me how surprised he was about y’all turning out so smart after him making you different; and how surprised y’all is going to be if you ever find out you don’t know half as much about us as you think you do. It’s so easy to make yourself out God Almighty when yoy ain’t got nothing to strain against women and chickens.”