Kitabı okurken ilk başlarda olaylar sakin ilerlese de zamanla karakterlerin düşünceleri ve yaşadıkları insanı içine çekiyor. Özellikle Doktor Andrey Yefimiç'in yaşadığı değişim, hikâyenin en dikkat çekici yönlerinden biri.
Eserde bir akıl hastanesi koğuşu üzerinden insanların önyargıları, adalet anlayışı ve insanlara nasıl davranıldığı sorgulanıyor. Çehov, karakterlerin yaşadıkları olayları anlatırken okuyucuya da düşündürücü sorular yöneltiyor. Bu yüzden kitap sadece bir hikâye anlatmıyor, aynı zamanda insan ve toplum üzerine düşünmemizi sağlıyor.
Benim en çok dikkatimi çeken nokta, insanların bazen anlamadıkları kişileri kolayca dışlayabilmeleri oldu. Kitabın dili çok ağır olmasa da içerdiği düşünceler oldukça derin. Genel olarak Altıncı Koğuş, okurken düşündüren, insan psikolojisini başarılı şekilde yansıtan ve günümüzde de geçerliliğini koruyan bir eser.