Anlamam hiç meskenetten sen ne beklersin daha;
Davran artık kârvânın arkasından durma, koş!
Mahv olursun bir dakikan geçse hatta böyle boş.
Menzil almışlarda yorgun, belki senden bi-mecâl!
Belki yok, elbette öyle! Sen ne etmiştin hayal?
Şöyle gözden geçse bir hilkat temâşâ-hânesi:
Çıkmıyor bir zerre fa’âliyyetin bîgânesi.
Âsümânî, hâkdânî cümle mevcûdât için
Kurtuluş yok sa’y-i dâimden, terakkîden bugün.
Yer çalışsın, gök çalışsın, sen sıkılmazsan otur!
Bunların hakkında bilmem bir bahanen var mı? Dur!
Mâsivâ bir şey midir, boş durmuyor Hâlik bile:
Bak tecellî eyliyor bin şe’n-i gûnâgûn ile.
Ey, bütün dünya ve mâfîhâ ayaktayken, yatan!
Leş misin, davranmıyorsun? Bari Allah’tan utan.