Kaan Karakuş

Kendi Hayatını Yaşamamak
Puan vermedi·192 syf.··
2026 2. kitabı
“ ‘Peki dünyanın en büyük yalanı ne?’ diye sordu delikanlı, şaşkınlık içinde. ‘Ne mi? Hayatımızın belli bir anında, yaşamımızın denetimini elimizden kaçırırız ve bunun sonucu olarak hayatımızın denetimi yazgının eline geçer. Dünyanın en büyük yalanı budur.’ “ Yazarın asıl anlattığı şey umut değil, insanın kendi hayatından nasıl uzaklaştığı. Çünkü kitap boyunca Santiago’nun savaştığı şey çöl değil. Korku, belirsizlik, vazgeçme isteği, insanların ne düşüneceği, güvenli olanın uyuşturucu etkisi. Santiago başta özgür biri gibi görünüyor ama aslında o da diğer insanlar gibi güvenli tekrarların içinde yaşıyor. Sadece onun içinde bulunduğu kafesi daha geniş. İnsan bazen özgür olduğunu sanarken sadece alıştığı rutinin içinde dolaşıyor. Mesela kristalci karakteri, Santiago’nun tersine hayalini gerçekleştirmek istemiyor. Hayalini canlı tutmayı tercih ediyor. Mekke’ye gitmek istememesinin sebebi inanç eksikliği değil; hayalini gerçekleştirdiği an yaşayacak bir şeyi kalmayacağından korkması. Kristalci karakteri burada kitabın trajik merkezi aslında. Çünkü o adam başarısız değil. Tam tersine toplumun gözünde düzenli, mantıklı, stabil biri. Ama ruhsal olarak durmuş durumda. Hayalini bilinçli şekilde gerçekleştirmiyor çünkü o zaman geriye kendi boşluğu kalacak. Gerçek hayatta da insanların büyük kısmı böyle. Başarısız olmaktan çok, gerçekten denemekten korkuyorlar. Çünkü denediğin anda artık bahanen kalmıyor. Simyacı karakteri ise bana göre bir insan değil, bir fikir. Disiplinin, sadeliğin ve netliğin sembolü gibi. Sürekli “kalbini dinle” kısmı çok romantik geliyor ilk bakışta ama aslında kitapta kalp dediği şey duygusallık değil. Korkunun altındaki gerçek arzu. İnsan kendi iç sesini duymakta zorlanıyor çünkü zihni sürekli toplumun sesiyle dolu: garanti iş, güvenli hayat,
Edebiyat
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024247bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Düşünerek Çürümek
Puan vermedi·622 syf.··
2026 1. kitabı
Oblomov insanın kendi potansiyelini nasıl çürüttüğünü anlatan en dürüst romanlardan biri olabilir. Oblomov aptal değil, yeteneksiz değil, kötü biri hiç değil. Sorun şu: Hareket edemiyor. Sürekli düşünüyor ama düşünmek artık üretmek yerine kaçış biçimine dönüşüyor. Bence kitabın bu kadar güçlü olmasının nedeni çoğu insanın hayatını anlatması. İnsanlar genelde başarısızlığın büyük hatalardan geldiğini sanıyor ama çoğu hayat küçük ertelemeler yüzünden çöküyor. Oblomov da tam olarak böyle yok oluyor. Ştoltz karakteri bu yüzden önemli. Çünkü roman sadece “iyi insan olmak” ile “hayatı kurabilmek” arasındaki farkı gösteriyor. Disiplinsiz zekânın ve iradesiz hassasiyetin sonunda insanı kurtarmadığını anlatıyor. Oblomov’u bitirdiğimde aklımda kalan şey şu oldu: İnsan bazen kendi hayatının düşmanına dönüşebiliyor.
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202150bin okunma
Bir Adamın Kendini İnşa Edip Kendini Yok Etmesi
10/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Martin Eden benim için sadece bir yükseliş hikâyesi değil; insanın kendini inşa ederken nasıl yalnızlaştığının, toplumdan nefret ederken aynı zamanda onun onayına bağımlı hâle gelişinin hikâyesi. Martin’i sevme sebebim “başardı” olması değil. Aç olması, hırslı olması, kendini eğitmek için parçalanması ve buna rağmen sonunda aradığı şeyin içinin boş olduğunu fark etmesi. Kitap boyunca en vurucu şey şu: İnsanlar Martin fakirken onun fikirlerini küçümsüyor, başarılı olunca aynı fikirleri alkışlıyor. Bu bana toplumun karakterden çok statüye taptığını düşündürüyor. Martin’in savaşı aslında cehaletle değil; sürü psikolojisiyle, sahte elitlikle ve insanın kendi içinde büyüttüğü anlamsızlıkla. Jack London burada romantik bir başarı masalı yazmıyor. Tam tersine, “zirveye çıkınca her şey düzelir” yalanını parçalıyor. Martin sürekli güçleniyor ama ruhen çürüyor. Bence kitabın en rahatsız edici yanı da bu: İnsan bazen hayalini gerçekleştirince kurtulmuyor, sadece kaçacak bahanesi kalmıyor. Bu yüzden Martin Eden bana göre motivasyon kitabı değil; hırsın, yalnızlığın ve toplumdan kopuşun sert bir otopsisi. Ve sanırım bu kadar etkileyici olmasının sebebi, Martin’in birçok insandan daha dürüst olması. Kendine bile zarar verecek kadar dürüst.
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma
6/10
İlk olarak bu yazım incelemeden çok İbranice kaynaklar hakkında bilgi paylaşımı olacaktır. Öncelikle belirtmek gerekir ki İbraniceden önce İngilizce diline hakim olmanız gerekmekte çünkü ilerleyen zamanlarda eksik kaldığınız noktada İngilizce kaynaklar imdadınıza yetişecek. İlk olarak Ozan Dur abimizin İlim Ve Medeniyet Vakfı çatısı altında kaleme aldığı 7'den 70'e İbraniceyi tavsiye etmek isterim. ilimvemedeniyet.com/wp-content/uplo... sonrasında da yine aynı vakıf çatısı altında sunulan İngillizce İbranice gramer: ilimvemedeniyet.com/wp-content/uplo... işinize yarayabilecek kelime bankası: slideshare.net/392766/my-first... Kelime bankası olarak Türkçe kaynak: kitapyurdu.com/kitap/ibranice-... -------> eğer bulamazsanız sahaflardan temin edebilirsiniz. İbranice gramer Türkçe kaynak: kitapyurdu.com/kitap/ibranice-... -----> Aynı şekilde bulamazsanız sahaflardan temin edebilirsiniz. Sözlük kısmına gelirsek, yine işinize yarayacak ancak online olan ve çok kullanışlı bu siteyi tavsiye ediyorum: morfix.co.il Fiiller konusunu öğrenirken hangi fiil nasıl çekilecekti. Gelecek zamanda nasıl oluyordu gibi aklınıza takılan sorular olursa. Morfix’in yetmediği diğer tüm durumlarda Pealim isimli siteyi kullanacaksınız. pealim.com İbranicede de harfi cerler vardır. bir fiilin harfi cerinin ne olduğunu merak ederseniz ve fiilin cümle içerisinde nasıl kullanıldığını görmek isterseniz. Converso isimli siteyi kullanacaksınız. context.reverso.net/translation Ayrıca mobilde de kullanabileceğiniz birkaç
Eğitim
İbranice Dil HapıMahir Ünsal Eriş · Kurmay Yayınevi · 20131 okunma
Başlangıç seviyesinde fikir oluşması açısından yararlı
1/10
·424 syf.··
2020 2. kitabı
Öncelikle programlamaya yeni başlayan ve başlamayı düşünen arkadaşlara hitap eden bir kitap. Çok karmaşık olmayan, insanı yormayan bir kitap. Programlama temeli olan, işi bilen ve daha da kendini geliştirmek isteyen okurun beklentisini hiç karşılamaz. Bu kitaptan beklentisi olacağına yukardan vahiy yoluyla katkı beklesin daha iyi. Eğer yabancı dil konusunda sıkıntı çekilmiyorsa eğer, öğrenilmek istenen konu için doğrudan referans/başucu kitap olarak kabul gören kaynağın yahut teknik dökümantasyonun okunması her zaman için daha faydalı olacaktır. Ne idüğü belirsiz ve yetkinliği genel geçer kabul görmeyen bir kısım yazarların, sağdan soldan copy/paste sanatıyla oluşturdukları çöp yığınlarına (ki aslında böyle de dememek lazım, bir emek harcanıyor neticede ama sonuç doyurucu olamıyor ne yazıkki) tenezzül etmeyiniz. Kodlab’ın javascript kitabında, içerik/içeriğin doğruluğu ve teknik üslup konularında gerçekten vasatın altında bir kitap. Bu konuda Türkiye’de, Türkçe kaynak arayışında olanlar için tavsiyem Pusula Yayıncılık tarafından basılan kitaplardır. yine orijinal kaynaklar kadar olmasa bile en azından yetkinliği nispeten kabul görmüş ve belirli bir kaliteyi hedefleyerek yazan yazarların kitapları şüphesiz daha faydalı olacaktır.
Programlama
JavaScript Programlamaİbrahim Çelikbilek · Kodlab Yayın Dağıtım · 201711 okunma