"Kapısı olan bir yalnızlık odası...Ama artık öyle bir kapı yoktu.Bütün cesetler, kapının onu de bir duvar gibi örülmüş ve beni, nefesimle baş başa bırakmışlardı. Her ne kadar bedenim,Kandalı'daki depodan çıkmış olsa da, ben hâlâ o karanlık hücrenin duvarlarını izliyordum. Bir zamanlar etrafımı kuşattığına inandığım hayali hendek gibi, depo da ,nereye gidersem benimle geliyordu. Bu yüzden yalnızlığım, bir tilki tuzağıydı. Hayat tarafından avlanmıştım ve avcının gelip beni almasını bekliyordum. "