-Size bir hakikat söyleyeyim mi? Şimdi ben bu şeylerden lezzet alıyorum. Bilmezsiniz, bugün bu acı fedakarlığı yaptıktan sonra içimde öyle bir lezzet var ki…
Cenap Şahabettin
Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş,
Eşini gaib eyleyen bir kuş gibi karlar
Geçen eyyâm-ı nevbaharı arar…
Ey kulûbün sürûd-i şeydâsu,
Ey kebûterlerin neşideleri,
O baharın bu işte ferdâsı
Kapladı bir derin sükûta yeri
Karlar
Ki hamûşâne dem-be-dem ağlar.
Tevfik Fikret
Şafak âlûde bir hadîka gibi
Nazregâhımda ibtisam eyler
Sarı, fesrengi, penbe, sencâbi,
Bir kucak bir yığın şükûfe-i ter.
Krizantem bu hande-i sâfa
Münkalib girye-i yetîm-i hazân…
Nâf-ı zerrîni serper etrafa
Acı bir nefha, bir şemîm-i hazân.
Krizantem, bu namı pek severim,
Önce duydum onun lîsanından,
Bana mûnis bu gün o hatıradır.
Hep onun yadigârıdır kederim,
Açılır sonbahar olunca ıyan,
Krizantem içimde bir yaradır.
Şu halde varsağılar halk şiirinin “tür” ve “şekil” kavramları açısından değerlendirilirse, bazı araştırmacıların* kaydettiği gibi bir nazım şekli değildir. Varsağıların, -tasnif kolaylığı açısından bakıldığında- türkü ile aynı kategoride “ezgi ağırlıklı bir tür” olduğu söylenebilir.
*Hikmet Dizdaroğlu, “halk şiirinde şekil yoktur, tür vardır" görüşünden hareketle, varsağıları da “tür”olarak değerlendirmekte, ancak tarif ederken şekil özellikleri üzerinde durmaktadır. İsmail Habib Sevük ise böyle bir tasnife ve tasnif sorununa hiç dokunmamaktadır. Cem Dilçin, halk şiirini "tür" ve "şekil" bakımından tasnif etmekte ve varsağıyı, şekil olarak göstermektedir.
Halk Şiirinde Tür Şekil ve MakamM. Öcal Oğuz
M.Öcal Oğuz’un kaleminden çıkma Azerbaycan ve Türkiye sahası tür ve şekil sorununa değinilen bilgilendiren, açıklayan kitap; 5 başlıkta tür, şekil ve makam sorunu üzerine değinir. İlk bölümde Türkiye sahasını inceler. Kalıplaşmış ifadeleri yıkarak okuyucuyu bilgilendirme ve yönlendirmeyi amaçlar. İkinci bölümde Türkiye sahası aşık makamlarını inceler, aşık makamları üzerine çalışma yapan isimlere ve alıntılarına yer verir. Üçüncü bölümde ise Türkiye, Azerbaycan ve Türkmenistan kaynaklarına göre Halk Şiirinde varsağı konusuna değinerek Türkiye sahasında varsağının kalıplaşmış terimi olan “Bre, Hey geçiyorsa varsağıdır.” ifadelerine açıklık kazandırır. Son iki bölümde ise daha çok Azerbaycan sahasına yönelen yazar, Azerbaycan sahasının önemli bir yazarı ve araştırmacısı Mürsel Hekimov’dan yararlanarak tür ve şekil konusuna açıklık getirmeyi amaçlar. Kitabın içerisinde bulunan Mürsel Hekimov tarafından hazırlanan Âşık Şiirinin okunduğu saz havaları cetveli, her iki edebiyat sahası içinde son derece yararlı ve bilgilendiricidir.