"Aristo, Poetika'da der ki," dedi Henry, "ceset gibi gerçekte gör mesi rahatsız edici şeyler sanat eserlerinde bakmaya doyulmayacak manzaralara dönüşebilir."
O gece günlüğüme şu satırları yazdım: "Ağaçlar şizofrenik bir haldeler ve büründükleri bu yeni, parlak renkleriyle coşup kontrolü kaybetmeye başlıyorlar. Turuncu deliliğin rengidir, demişti biri - Van Gogh muydu yoksa? Güzellik dehşetin ta kendisidir. Onun tarafından yenip tüketilmeyi, bizi arındıracak o ateşin içine saklanmayı isteriz."
az önce bittirdim ve ilk defa bir kitap hakkında ne diyeceğimi bulamıyorum. Ilk başta gözünü korkutsada oldukca akıcıydı. En çok julian ile olan kısımları sevdim ayrıca henry cok yakışıklı değil mi?