Başlıca olayların başlangıçta olduğu doğruysa da bu olaylar bütün dinler için aynı değildir. Yahudi-Hıristiyan düşüncesine göre "öz olan" şimdiki insanlık koşulunun temelinde yatan Cennet dramıdır. Mezopotamya insanı için "öz olan'', deniz canavarı Tiamat'ın parçalanmış gövdesinin yardımıyla Dünya'nın yaratılmasıdır ve Şeytanlar şahı Kingu'nun içine biraz toprak (sonuç olarak doğrudan doğruya, Tiamat'ın bedeninden gelen bir maddeyle) karıştırılmış kan yardımıyla da insanın yaratılmasıdır. Bir Avustralya yerlisi için "öz olan", "Düş zamanlarında" Doğaüstü Varlıkların yaptığı bir dizi eyleme indirgenir.
"öz olan" varoluştan önce gelir. Bu görüş "ilkel" ve Doğulu toplumların insanı için
olduğu kadar Yahudi, Hıristiyan ve Müslüman için de geçerlidir. İnsan bugün ne ise o'dur çünkü başlangıçta
bir dizi olay gerçekleşmiştir. Mitler insana bu olayları anlatır, bunu yaparken de nasıl ve neden bu biçimde oluşturulmuş olduğunu anlatır.
Bilinçaltı özel bir mitoloji yapısı sunar.
Hatta daha da ileri gidilerek bilinçaltının yalnızca "mitolojik" olduğu söylenmekle kalınmaz ama aynı zamanda içeriklerinden bazılarının kozmik değerlerle yüklü olduğu da kesin olarak söylenebilir; bir başka deyişler onlar yaşamın ve canlı maddenin özel koşullarını, süreçlerini ve geleceklerini yansıtırlar. Hatta denilebilir ki modem insan ile kozmik kutsallığın tek gerçek bağlantısı bilinçaltıyla sağlanır; ister düşleri söz konusu olsun ister hayal dünyası ya da bilinçaltından doğan yaratılar (şiir, oyunlar, gösteriler, vb.).
kendine ait daha önceki varoluşları yani kendi kişisel "öyküsü'nü" bilmek insana ayrıca başka bir şey daha kazandırır: Bu da soteriyoloji türünden bir bilimdir ve insanın kendi yazgısına egemen olmasıdır.