Ona öyle geliyordu ki artık hakikatlere bakıyordu. Her şeyin üstünü örter bir perde kalkmıştı ve her şey varlık amacının özünü , hareketlerinin gizli kaynağını ona gösteriyordu.
Bana "Dur gitme " dedin.
Olduğum yerde kalakaldım o zaman. Bir şey feci dokundu içime. Birinin bana gitme demesi mi , birinin birine gitme demesi mi, birinin gitmek üzere olması mı yoksa, bilemiyorum.
Suçluluk illeti, işlediğim suçlardan çok daha fazla zorlaştırdı hayatımı. Çünkü suç saklansa da suçluluk kalır. Yastığın üzerinde uykusuzluk lekesi, kalpte kimliği meçhul ağrı, kursakta bekleyen taş gibi kalır. Bende de kaldı. Sanırım şimdi burası, her şeyi anlatmanın tam yeri ve zamanı.