Kul Yakup anlattıkça içime yeniden bir şey oturdu. Babayla arkadaş olmak, gülüp eğlenmek, onu hep arkanda hissetmek, bir ömrü yan yana tamamlamak nasıl bir şeydir bilmiyordum.

Öğretmen Zeki Nejad , kan içinde kalmış karşısına dikili veriyordu, iyi yaptın Memed ,diyordu, eli kanayan göğsünü kavramış, benim kanımı yerde koymadın. Ama çok kan yerde kaldı, çok da kalacak. Ama bir gün, mutlaka bir gün kalabalıklar yürüyecekler, Şakir Bey’in konağına yürüdükleri gibi. O kadar çok yürüyecekler ki onları durduracak güç bu dünyada bulunmayacak.
Seyran gittikçe güzelleştiğinin de farkındaydı. İnsan, hangi insan olursa olsun, yaşamı değişir, günü sevinç içinde başlar, sevinç içinde sürer giderse güzelleşir.