Önceden çoğu kez olduğu gibi, yine ben acaba deli miyim diye merak etti. Deli dediğiniz, belki tek başına bir azınlıktan ibaretti. Dünyanın güneş etrafında döndüğüne inanmak, geçmişte delilik alameti sayılmıştı. Bugün ise, geçmişin değişmez olduğuna inanmak delilik belirtisiydi. Bu inancı sadece bir tek kendisi besliyor olabilirdi. Şayet yalnızsa, bu durumda deliydi. Ama deliyim diye düşünmekten fazla tedirgin olmuyordu. Asıl korkusu, haksız olabilmek ihtimaliydi.
Konuşan adamın aklı değil, gırtlağıydı. Ağzından kelimeler çıkıyordu ama bunlar gerçek anlamda söz değildi. Ördeğin vakvakı gibi, bilinçsizce ortalığa atılan bir yaygaraydı.