Gölgemizi ya tanırız ya tanımayız. İkinci seçenekte, yani gölgemizden habersizsek, bunu üzerine yansıttığımız, kişisel bir düşman yaratırız sık sık; sorumlulukları, bize ait olan hataları, kötülükleri, kusurları hep ona yükleriz! Başkasına yönelttiğimiz sitemlerin büyük bir bölümünü kendi üzerimize almamız gerekir aslında. Oysa sanki bu gölgeden kurtulmak olasıymış gibi sürdürürüz davranışlarımızı.
Sinircelerin erkeklerde kırk, kırk iki, kadınlarda otuz beş, kırk yaşları arasında sık patlak vermesi bu nedenledir; bu dönemde yeni bir yaşam, insanın öğle sonrası yaşamı başlar; önceki dönemin ana verilerinin çoğu bu dönemde allak bullak olur. Gençlik tutkuları eski gerçekliklerini yitirirler, yerlerini başka isteklere bırakırlar. İnsanların çoğu bundan habersizdir.