Neyin edepsizlik olduğunu başta tam anlamasa da bir süre sonra örüntüyü çözmüştü. Soru sorduğunda, aklına yatmayana itiraz ettiğinde, bir şeyi merak ettiğinde babası ona " edepsiz' diye çıkışıyordu. Soru sormamak, itiraz etmemek, merak etmemek edep olmalıydı. Vardığı nokta meraklı çocuk aklına yatmadığından, gizlice edepsiz olmaya karar vermişti. Kitaplarla tanıştığında, edepsizliğin en güzel halini bulmuştu: Sessizce, gizlice ama akıllıca.
O mimoza da sen ne ağacısın acaba? Bilinmezlik zenginlikle birleşirse merak uyandıran bir gizem, yoksullukla birleşirse kimsenin umursamadığı bir garibanlık.... Aynı coğrafyada iki ayrı Kader...