Her yerde fotoğrafını görünce okumayı düşünmediğim bir kitap olmuştu en başta. Bir şekilde elime geçince de okumaya başladım. Dil olarak çok basit ve edebi bir yanı olduğunu düşünmüyorum. Yine de elimden bırakamadım. Çok hızlı ilerlese de ritmini hiç düşürmüyor. Yer yer çok şaşırdığım, acaba şimdi ne olacak, diye düşündüğüm bir yapısı oldu.
Aynı zamanda ana karakterin yazmaya olan tutkusu ve bu tutku için ne kadar ileri gidebileceğini en son sayfaya kadar göstermesi birçok insan tarafından deli olduğunu düşünülmesine neden oluyor. Yer yer karakterde kendimi gördüm. Çünkü her ne kadar yaptığı çoğu şey etik olmasa da kendisini kandırmıyor en azından. En başından beri ne yaptığını biliyordu, nasıl biri olduğunu da. Sadece hayatta kalmaya çalışan işini çok seven bir yazar. Kitapta kimsenin favori karakteri olduğunu sanmıyorum hepsi birbirinden beter ama en azından empati yapabildiğim tek karakter ana karakter oldu. İç çatışmaları güzel işlenmiş.
Çoğu okur tafaından hoş karşılanmayacak bir diğer yorumum ise filmi çıksa da izlesek oldu. Kitabı okumaktan çok seyrediyordum çünkü. Bir ara acaba bu hikaye gerçek olabilir mi diye şüpheye düşüp internette yazara dair bilgiler okurken buldum kendimi.