Bize karanlık bir gelecek vaat etmekten başka hiçbir şey yapmayan pişkin,tasallutçu,otoriter ideolojiye söylememiz gereken bir tek şey var: Yok etmek istediğiniz esasında geleceğimizdir. Geçmişimizi, geçmişimize ait kültür mirasımızı unutmamızı istiyorsunuz ama hafızamızı dumura uğratarak esasında ruhumuzu esir almak ve gelecekle ilgili de bize yol gösteren ruhumuzu bir harabe çevirmek istiyorsunuz.
Hapishaneler insanın bedeni yoluyla, iradesini, ruhunu hapsetmek için kurulmuş mekanlar. Ama bazen iradenin ve ruhun büyüklüğü karşısında hapisler cezaevleri de kifayetsiz kalıyor.Altı milyon insanın iradesine ruhunu nereye sığdıracaksınız.?
Kadın mücadelesi,sadece eve kapatılan kadın için değil,tüm toplum için olmazsa olmaz bir mücadeledir.Maalesef gelenekler ve inanç, erkek Egemen zihniyet tarafından kadınları, karanlığa mahkum etmek için kullanılıyor.
Nursel ben ve Sabahat bir gün tecrit günlerinden bahsederken,
Nursel "arkadaşlar biliyor musunuz ben şunu anladım ki insan yalnız ağlayabiliyor ama yalnız gülemiyormuş" dedi.