Elif Btmz

Elif Btmz
@Elifbatmaz
Evli
78 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Reklam
Puan vermedi·167 syf.·
2022 3. kitabı
Yazar, günümüz dünyasında insanın en büyük sorununun anlam bulma ve bir anlam uğruna yaşamını sürdürmesi olduğunu belirtmiş. Hayatında bir anlam bulamayan insanların intihara meylettiklerini, yaşamak için bir nedenleri olmadığını, hayattan da zevk alamadıklarını vurguluyor. Refah düzeyi fark etmeksizin tüm insanların "Duyulmayan bir anlam çığlığı" içinde olabileceklerini belirtiyor. Yazarın, "insanın anlam arayışı" kitabında belirttiği gibi burada da acılarla, zorlayıcı yaşamla bir anlam bulunabileceğini savunduğunu görmekteyiz. Kitabın son bölümde de paradoksal niyet tekniğinin fobik ve obsesif danışanlar üzerindeki etkisine örnekler veriliyor. Örneğin çok titreyen bir danışanına, titreyebildiği kadar titremesini sağlayarak sorunu ortadan kaldırması veya cinsel sorun yaşayan danışanına cinselligi yasaklayarak beklenti stresini ortadan kaldırarak sorunu çözmesi vs. Aslında burada bireyin kendisine odaklanmasını, sorununun üzerine gitmesini ya da sadece kendisiyle yarışarak yapabileceğinin en iyisini yapmasını ancak bu şekilde istediği performansı elde edeceğini bu şekilde bir bakış açısıyla yaklaşarak sorunu ortadan kaldırabileceğini anlatmak istemiştir.
Duyulmayan Anlam ÇığlığıViktor E. Frankl · Öteki Yayınevi · 2003852 okunma
Ne var ki günümüzde birçok insan artık bir anlam amaç bulamıyor. Freud'un bulgularının tersine insan artık cinsel olarak engellenmiyor, "varoluşsal olarak engelleniyor."
Sayfa 95
Puan vermedi·79 syf.·
2021 15. kitabı
Hocalık sanattır kitabı Prof. Dr. Osman Öztürk tarafından öğretmenlerle yapılan sohbetler vesilesiyle 20 seneyi aşkın bir birikimle ortaya çıkmıştır. Yazarın kitabın daha başlarındayken sitem ettiği öğretmenlik mesleğinin değersizleştirmesi oluyor. Yazara göre, eğitim-öğretim demenin, öğretmen demek olduğunu ama bunu devletçe ve milletçe es geçmekteyiz. Osmanlıya bakıldığında ise, herkesin öğretmen olamadığı hatta öğretmenlik maaşlarının en yüksek meblağa tekabül ettiğini görebiliyoruz. Günümüze bakacak olursak, tam tersini görmek çok zor olmasa gerek. Eğitim- öğretim kalitemizle, müfredatımızla, öğretmen ve öğrenci kalitesiyle hatta kullanılan yöntemler itibariyle çağın çok gerisinde olmakla birlikte, Osmanlının eğitim kalitesini yakalayabilmiş değiliz. Mesela en basitinden maaş kalitesinden ve herkesin öğretmen olamamasından bahsettik ama günümüzde öğretmenler en düşük maaşla çalıştırıp ek iş yapmaya bile zorlanılıyor bu şekilde bir öğretmen tabi ki verimli olamaz çünkü onun en önceliği temel gereksinimini karşılamak sonra eğitime vakit ayırmaktır. Maslow’un ihtiyaç hiyerarşisinde de ilk başta fizyolojik ihtiyaçların giderilmesini görmekteyiz. Ayrıca şunu da belirtmek isterim ki günümüzde öğretmen olmak diğer mesleklere göre en kolayıdır, üniversite giriş puan sıralamasında en düşük puanlar öğretmenliklere verilmiş durumda, fakülte sayısı artmakla birlikte ikinci öğretimlerde açılmıştır. Bu durumda öğretmenlik mesleği en kolay olunan meslek haline geldi. Kitabın giriş bölümünde, Öğretmenlik mesleğinin şerefli ve onurlu bir meslek olduğunu, işini aşkla yapan öğreticilerin ağzına kilitte vurulsa; eli kolu ve kaşı gözüyle vereceğini verir. Okulları yasaklasalar evde, bağda bahçede vereceğini yine verir. Yukarda da belirttiğim gibi önemli olan işini aşkla yapmasıdır.
Hocalık SanattırOsman Öztürk · Rağbet Yayınları · 2015124 okunma
8/10
·152 syf.·
2021 14. kitabı
Bir kitaba başlamadan önce kitabın yazarı hakkında bir araştırma yaptıktan sonra kitabı hangi koşullar ve amaçlarla yazdığını da öğrenmeye çalışırım. Abdulfettah Ebu Gudde, gördüğü ilim ve yazdığı eserler münasebetiyle değerli bir yazardır. Arap dili, hadis ve fıkıh alanında kendini geliştirmiştir. Eserlerini büyük bir titizlik ve derinlikle yazdığı için İslam alimleri tarafından çok değerli olduğu söylenir. Ayrıca klasik kaynaklarda gizli kalmış bilgileri gün yüzüne çıkarmıştır. Kitabın içeriğine gelecek olursam kitap iki bölümden oluşmakta, birinci bölümde bir muallim olarak Hz. Muhammed (sav)’i görmekteyiz. Hz. Muhammed (sav) en büyük öğretmendir çünkü zor olanı başarmıştır. İnsanın en kötü durumdan eğitimle yoğurarak çıkarmış. O, sahabelerini sıfırdan eğiterek en iyi insan yapma başarısını elde etmiş. Dünya üzerinde Hz. Muhammed (sav) kadar öğrenci yetiştiren bir eğitimci de yoktur. O, yumuşak huyluluğuyla, şefkati ve merhametiyle şimdiki eğitimcilere büyük örnek teşkil etmektedir. Hata yapan sahabelerini yumuşak bir dille uyarıp onlara sabırla doğruyu öğretmiş. Ayrıca öğrenimde gevşeklik ve tembelliği kesinlikle tavsiye etmeyerek daima ilimde disiplini tavsiye etmiş. Bir başka tavsiyesi de komşunun ilimde birbirleri üzerindeki haklarından bahsederek birbirlerine fayda sağlamayan komşulukları tasvip etmediğini de sert bir dille belirtmiş. Bir diğer muzdarip olduğumuz konu ise, ilmin bütün Müslümanlara farz kılındığı halde sadece erkekler için önemliymiş gibi davranılması. Maalesef hala çağımızda kız çocuklarını okutmayan aileler var, eminim Efendimiz (sav) yaşıyor olsaydı şiddetle karşı çıkardı. Efendimiz(sav) ayrıca ter türlü bilginin zararlarına da değinmiş, faydalı ilmi tavsiye etmiş. Şu hadisinden de anlayacağımız üzere “ Allah’ım! Faydasız ilimden, korkmayan
Hz. Muhammed (s.a.v.)'in Eğitim AnlayışıRamazan Kağnıcı · Eksen Yayınları · 20146 okunma
Reklam