Elif Berin

Elif Berin
@Elifberin
Akademisyen
Yüksek Lisans
İzmir
İzmir
11 okur puanı
Mayıs 2024 tarihinde katıldı
Önemli bir tezi var
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2024 00:30
Jungiyen teorinin pratikte nasıl kullanıldığını gösteren mükemmel bir örnek. Jungiyen psikoloji alanında okuduğum vaka örneklerini analizanların hikayeleri ve rüya analizleriyle birlikte aydınlatıcı bir şekilde ele alan ilk çeviri (Jung'un yazdıkları hariç...o zaten büyük bir deha). Önemli bir tezi var ve bu tez hem kadın hem de erkeklerdeki cinsiyete bağımlı olmayan eril ve dişil enerjileri ilgilendiriyor. Bu ana başlık vasıtasıyla, anne/baba kompleksleri, bireyleşme, ruh, tin, beden ilişkisi, yaratıcılık, güç, sevgi, cinsellik, ilişkiler gibi önemli başlıklar da Jungiyen bir perspektiften inceleniyor. Tüm insanlık olarak acilen kafamıza dank etmesi gereken meselelerden bahsediyor. Okurken her satırda "Kendine karşı dürüst ol!" çağrısını hissettim. Rahat okunan, su gibi akan bir kitap ama yanıltmasın çünkü ciddi bir içsel çalışmaya, kendini keşfe yönelik zorlu bir sürece davet ediyor. Okuyun bence.
Psikoloji
Yaralı DamatMarion Woodman · Timaş Yayınları · 202419 okunma
Her gece birlikte yattığımız bu inanılmaz dahi kimdir?
Pek çok rüya, özellikle de arketipsel derinliklerden gelen rüyalar, klasik dramalara benzer. Gerçek sanat da bu derinliklerden gelir ve rüyaların yapısı, imgelemi ve diliyle belirli benzerlikler
Edebiyat-Düşünce
Bir avuç tozda sana korkuyu göstereceğim
Bu kırmızı kayanın altında gölge var (Bu kırmızı kayanın gölgesine gel) Ve sana sabahları arkandan yürüyen gölgenden Ya da akşamleyin seninle buluşmak için uyanan gölgenden farklı bir şey göstereceğim. Bir avuç tozda sana korkuyu göstereceğim. (Yaralı Damat'ta T. S. Eliot'un 'Ölüler Gömülürken' şiirinden bir alıntı)
Sayfa 175·Kitabı okudu
Şiir
Sevginin hüküm sürdüğü yerde . . .
Bu tartışmada güç kelimesinin açıklığa kavuşturulması elzemdir. Kendi potansiyelimizle temas halinde olmadığımız sürece başkaları tarafından kontrol edilme tehlikesine karşı savunmasız kalırız. Kendimizi tanımadan kendi hakikatimize dayanamayız. Bu nedenle başkalarının (erkek veya kadın) istilasına açık hale geliriz. Tek güç kaynakları çocukları üzerindeki tahakkümleri olan ebeveynlerin yetiştirdiği bireyler, kendi çocuklarını da tahakkümle yetiştirirler. Komşularının ne düşüneceğinden, geleneksel standartlara uyamamaktan ve yeni olan her şeyden ödleri patladığı için çocuklarının yaratıcılığı onlarda dehşet uyandırır. Onu olduğu haliyle sevemezler. Çocuğun kendisini görebildiği bir ayna olamazlar. Tek kaygıları, ister nazik bir yöntemle ister zalimce olsun, çocuğu kendi istediklerini yapmaya zorlamaktır. Sonuç olarak çocuğun dişil varoluşu güven duygusunu kaybeder. Güven olmadan, eril bir dürtü olan hayata katılma, yeni olasılıkların akışına göre hareket etme, yeni ilişkilere sevgiyle nüfuz etme dürtüsü engellenir. Çocuk korku ve sıkıntıya hapsolur ve bilinçli ya da bilinçdışı bir şekilde, iktidarını elinden alan, onu sakat ve kendisine bağımlı bırakan güçten nefret eder. Jung için güç, sevginin tam karşıtıdır. "Sevginin hüküm sürdüğü yerde" diye yazar "güç arzusu yoktur; ve güç arzusunun üstün olduğu yerde sevgi eksiktir.”
Psikoloji
Çıkmazın Kalbi
Geçmişin ölü tanrılarından ayrıldığımızda her şeyi kaybederiz ve her şeyi kazanırız çünkü teslimiyet anımızda yaşayan tanrı ve tanrıça devreye girer. Tamamen terkedilmiş olduğumuz bir yerden asla terkedilemeyeceğimiz bir yere geçeriz. O bilme anında ruh ve Benlik bir olur. Artık bağımlı değilizdir, muhtaç da değilizdir. Bize sevgi armağan edilmiştir. Açık bir yürekle ruhlarımızı Sevgiliye teslim ederiz. Jung buna bireyleşme yolu der. Bu yol tüm aldatıcı görünümleri, sahte beklentileri, ölü tanrıları ortadan kaldırır. Nihai olarak bizi çıkmazın kalbine götürür ki gerçek sevgi orada yaşar.
Sayfa 182·Kitabı okudu
Psikoloji