Ötekiyle bir olma tümlenme ritüelidir aşk. Kaynağımıza, uzamda var olmayan yere, anayurdumuza geri dönme deneyimidir aynı zamanda. O zaman sevgili hem bilinmeyen yer, henüz keşfedilmemiş kıta olur. Hem doğduğumuz ev; hem bilinmeyen olur, hem de tanınan. “Ben ancak ötekisi olduğunda bütün olanım. Ötekim olmazsa parçalanırım.”
“En çok seni seviyorum diyorum; ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki…”
hevesin ağlarını onun etrafına
boşuna örüyorsun ey suçsuz arzu, boşuna
gün gelecek yorgun ve çaresiz
güleceksin hevesin zayıf ağlarına
yakacağım senin umut harmanını
muradına erememenin ve hasretin alevleriyle.
ey bozgunculuk peşindeki günahkar kalp,
gün gelir kurtulursun belki de.
kaderin ağır halatıyla bağlayacağım seni
bir daha uçamayasın diye ona.
takatin yok, yorgunsun ey gönül kuşu
hemhâl ol, hemhâl… onun gamıyla.