… Erkekler hakkında hiçbir şey bilmiyordum. Fakat Allah’ın adını anıp şükranını istediklerini, kısık sesle dualar okuduklarını duyardım. Başlarını sallarken, ellerini ovuştururken, öksürürken, gırtlaklarını hırıltıyla temizlerken, koltukaltlarıyla apış aralarını kaşırken gözlerdim onları. Çevrelerinde olup biteni kuşkulu, açıkgöz, sinsi bakışlarla, saldırmaya hazır gözlerle, bana tuhaf bir şekilde aşağılık gelen bir saldırganlıkla gözlediklerini görürdüm.
* Bazen hangisinin babam olduğunu ayırt edemezdim. Diğer erkeklere o kadar çok benziyordu.