Şarkıcılar hazzın ruhu iyileştirip yüreği yumuşattığını söylerler. Şarkının hakkı vardı bu akşam, ben de öyleydim. Bu gözler ailesiyle duygulanmakla kalmamıştım, susuzluğumuzdan daha büyük olan bardaklarımız, sürahilerimiz yüzünden biraz utanıyordum. Gözlerimi gözlerinize çevirdim, sevgilim, onlar da kendi düşüncemi okumak istedim; öyle güzel, öyle tuhafçasına tatlı gözlerinize, yeşil gözlerinize, gelgeç isteklere yurtluk etmiş,ayla esinlenmiş gözlerinize dalıyordum, bu sırada, "Şu insanlar da ne çekilmez şeyler böyle, gözleri araba kapıları gibi açılmış!" dediniz bana. "Garsona söyleseniz de şunları buradan uzaklaştırırsa!" Anlaşmakla böylesine güçtür işte, düşünceler böylesine birleşmez şeylerdir, sevgili meleğim, sevişenler arasında bile!
Uzun bir gün geçirmiştik birlikte, bana kısa gibi gelmişti. Söz vermiştik birbirimize, tüm düşüncelerimiz bir olacaktı, ruhlarımız tek bir ruh olacaktı bundan böyle; tüm insanlarca kurulup da hiçbirince gerçekleştirilememiş olması bir yana, hiçbir özgünlüğü bulunmayan bir düştü işte.
İnsanların en bayağısı, en yalnızıyım, aşktan da, dostluktan da yoksunum, en ilkel hayvandan bile geriyim bu konuda. Sma ben de ölümsüz güzelliği anlamak ve duymak için yaratıldım! Ah! Tanrıça! kederime ve taşkınlığıma acı!