Söyleyecek sözü kalmamıştı sanki, hatta kendi çevresinde ve ait olduğu kültür grubundaki insanların da söyleyecek sözleri bitmiş gibiydi. Söyleşmeye teşebbüs bile etmiyordu insanlar. Karşılıklı konuşmayı, kişisel ya da bu toplumsal bir konu üzerine yoğunlaşarak tartışmaya, hiç değilse bir şeyin içyüzünü kavramanın getireceği anlık parıltıyı yaşamayı istemiyorlardı.