Buradan bakınca tuhaf bir hafifliği var dünyanın.
Hiçbir ateş sonsuza dek yakmıyor.
Evet her şey geçiyor. Sevmek bile, acı çekmek bile, kanamak bile, yaşamak bile, dünya bile, azalmayı dahi beklemeden bitiveriyor. Ağrı diniyor.
“Hiçbir şeyin aslı, hayali kadar güzel değildir işte, anlasana. Yoksa hayallerle avunmak yerine gerçeklere koşardık.”
Nermin Yıldırım’ın okuduğum ilk kitabı. Okuduğum ilk andan itibaren dili ve olayın kurgusu beni içine aldı. Çok hızlı bir şekilde ve yer yer kendimden cümleler bularak altını çizerek okudum. Hatta altını bu kadar çizerek okuduğum nadir kitaplardan. Her bir cümlede insan kendinden bir şeyler bulabiliyor.
Kalpteki ağrının terazisi yoktu, kimsenin sızısı kimseninkiyle kıyaslanamazdı, biliyordum. Yeri geldi mi ayrılık ölümden beter olurdu, yeri geldi mi kalp kırığı kurşun deliğinden ağır kanamalı.