"Bu saat eskiden bir kent meydanında dururdu. Her sabah güneşiyle birlikte uyanır, her akşam yıldızlarla birlikte uyurdu. Şimdi ise burada, senin zamanını bekliyor."
O yumuşak elleri avuçlarında hissettiğinde bir kez daha anladı ki insan insanın zehrini alır. Ama onu zehirleyenler de insandı; başka insanlardı, soğuk, uzak, acımasız insanlar. O zaman belki de doğru olan şuydu: Seven insanlar birbirinin zehrini alır, birbirine şifa olur, birbirini kurtarır. Böylesi da gerçek, daha insaniydi.