Bir kitabın daha sonuna geldim. Sürekli adını duyduğum, karşıma çıkan bir kitapdı, okumak için ertelediğimede pişman oldum. Siz de pişman olmak istemiyorsanız, alıp okuyun!!!
Neden mi? Çünkü bu kitap bizi anlatıyor. Dünyamızı, ülkemizi. Bir yandan özgürleşmeye çalışan diğer yandan hükümete boyun eğen, düşünmeyi unutan makineleşmiş insanlığı anlatıyor.
Kitap Okyanusya ülkesinde geçmekte. Winston Smith ülkeye hükmeden partinin işcisidir. "Gerçek Bakanlığında" çalışmaktadır. Bakmayın Gerçek Bakanlık dediğime geçmişi silen, tarihten hiç bir hatıra bırakmayan bi yer burası.
Evet, ülkemiz Büyük Birader adında biri tarafından yönetilemekte. Ülkenin her bir tarafında tele-ekran, ses kayıt cihazı ile sizi izliyor, dinliyorlar. En küçük bir siyasi eleştiri ile vatan haini ilan ediliyorsunuz. Geçmişinizi bilmiyorsunuz çünkü ne bir kitap var ne de bir gazate parçası. Hiç var olmamış insanların ülkeyi nasıl koruduğunu dinliyorsunuz. Ya bir günlük yazarak ya da bir karşı gelişle ortadan kayboluyor, işkence çekiyor, ve düşüncelerinizin silinmesiyle ölüyorsunuz. Sırf siz düşünmeyin, düşünmek için cümle kuramayın diye dil değişiyor, dilden kelimeler çıkartılıyor. Ve öyle çocuklar yetişiyor, [ki beni en çok ürküten yanı burasıydı] Büyük Birader'e taparcasına, ailesine düşman olacak, insanlara zarar vericek çocuklar.
Doğrunun farkında olan Winston'un, düşünceleri, siyasetçilerle olan savaşı ve bir aşk romanı.
İnsanın birey olma ve iktidarın da bireyin ezme kavgası hiç bitmeyeceği için bu kitap her zaman yerini koruyacak.
Son olarak ; DÜŞÜNÜN. ÇÜNKÜ HENÜZ YASAKLANMADI.