"Selma, Ömer, ben ve bir de yazar arkadaş, bütün gece ülke sorunlarını tartıştık. Konuştuk, konuştuk... Yığınla kül tablası doldurduk. Konuşmalarımıza, çözümlemelerimize, yeniden birleştirmelerimize; kendimize inanmıyor muyum? İnanıyorsam, neden özenle, dolu kül tablalarının üstünde duruyorum? Neden ortada tek somut şey olarak göre göre bu dolu kül tablalarını görüyorum?"