"Ben" dedi, "nehrin kendisiyim, hakikat arayışı nehri. Ve nehrin kendisi olarak yolculuk yapıyorum. Ne coşku, ne hüzün, hiçbiri benim son durağım değil; ben yolculukta var olan yaşamın kendisiyim, beni duraklar tanımlamıyor."
Zira insan dediğin dünyanın yalnızca canlılarda değil cansız nesnelerde de tekrar tekrar ürettiği birçok formdan biridir; kuma, taşa ve suya çizilidir. Ve hayatın her zaman en önemli boyutu olarak algıladığım kasvetli, boğucu ölüm, su sızdıran bir borudan, rüzgârda çıtırdayan bir daldan, askıdan kayıp yere düşen bir ceketten öte bir şey değildi.