Elo

İyi iletişim kurmaya çalışırken şunu unutmayın: Bunları yaparken belli bir sonucu veya karşıdaki kişinin değişmesini hedeflemeyin, çünkü sizin çok iyi iletişim kurmanız her zaman insanlarda istediğiniz etkiyi yaratacağınız ve istediğinizi alacağınız anlamına gelmez. Başkalarının ne yapacağını, ne düşünüp ne hissedeceğini biz kontrol edemeyiz. Bizim amacımız sadece kendi kontrolümüzde olan kısmı, yani konuşma ve davranışlarımızı en iyi biçimde gerçekleştirmek olabilir. Yani hedefiniz sadece ve sadece karşı tarafı iyi anlamak ve kendinizi de en iyi şekilde anlatmak yönünde çaba göstermek ve davranmak olsun.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İstemediklerimize(sıkıntı yaşamak, hastalanmak, reddedilmek,anlaşılmamak) odaklanmanın davranışsal sonucu aşırı uğraş, yorgunluk, tedirginlik, kaygı, mükemmeliyetçilik ve bunların kişiyi tükettiği noktada da KAÇINMA. Ne istediğimize(mutlu olmak, sağlıklı olmak, kabul görmek, anlaşılmak) odaklanmanın davranışsal sonucu ise İSTEK VE İDEALLERİMİZE DÖNÜK KARARLI, MOTİVE DAVRANIŞLAR. İstemediklerimize odaklanıp onları yok ederek iyi bir hayat yaşamaya çalışmak, asla sonuç alınamayacak bir uğraşıdır. İstemediklerimizi yok etmeye odaklanıp şimdiye dek bunu başaramadıysak bu bizdeki bir eksiklikten veya bir şeyleri eksik yapmamamızdan değil, seçtiğimiz alanın imkânsız bir alan, başarmaya çalıştığımız şeyin ise asla gerçekleştirilemeyecek olmasındandır. İsteklerimize ve onlara yaklaşmaya dönük bir yaşam ise ilerlemeye açıktır. Sağlıklı olmaya, önemsenmeye, benimsenmeye, anlaşılmaya, sevilmeye, başarılı olmaya, saygı görmeye, mutlu olmaya vb. dönük davranıp yaşayabiliriz. Bu mümkündür ve iyidir
mutsuz olmak istemiyorum/o zaman mutlu olmak için neler yapıyorum
Mehmet Bey'in yaşamındaki en önemli öncelik, yaşamının temel belirleyicisi haline gelen panik atak yaşamamaktı. Dr. Cem Bey'in temel hedefi insanlar tarafından kaygılı biri olarak görülmemeye çalışmaktı, neyi yapıp neyi yapmayacağının temel belirleyicisi buydu. Ayşe Hanım'ın davranışlarını belirleyen temel şey ise kaçınarak kendisini kötü (depresif, çökkün) hissetmemeye çalışmaktı. "Bu üç kişinin olumsuz duygularının işaret ettiği değer ve idealler nedir?" diye sorduğumuzda, üçünün de aslında "ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, mutlu olmak isteyen insanlar" olduklarını söyleyebiliriz. Pekâlâ, bu üç kişinin davranışları ideallerine uygun mudur? Bu sorunun cevabı kocaman bir "hayırdır. Üçünün yaşamı da, onlara kazandıracak şeyler üzerine değil, "sıkıntı yaşamamak ve bir şeyleri kaybetmemek" üzerine kurulu. Ancak, kaçınma ve önlem almayla dolu bu yaşam, onlara istedikleri şeyi, yani sıkıntı yaşamamayı sağlamadığı gibi, genel yaşam kalitelerinin düşmesi gibi ağır bir bedel de ödetiyor. Korkulan şeylerden kaçınıp bu yönde önlem aldıkça, o şeyle ilgili korkuları daha da büyüyor.
Bazen anlık düşüncelerimiz hiçbir zaman yanıtlanamayacak veya tam yanıtı bulunamayacak sorular biçiminde olabilir. Yanlış sorununsa doğru cevabı olmaz! ... Bu yanıtlanamaz soruları düşünmek kendinizi kötü hissetmemizin en garantili yollarından biridir. Eğer bunları cevaplanabilir sorulara dönüştürebilirseniz o zaman daha anlamlı ve yararlı hale getirmiş olursunuz: "Geçmişi neden unutamıyorum?" yerine, "Geçmişi unutabilsem bugün nasıl bir hayat yaşamak isterdim?" "Niye böyleyim?" yerine, “Böyle olmadığımda hayatımda neler değişmiş olacak?" "Yaşamın anlamı nedir?" yerine, "Nasıl yaşar ve ne yaparsam hayat benim için daha anlamlı hale gelir?" "Niye hep bunlar benim başıma geliyor?” yerine, "Bunların başıma gelmemesi adında benim yapabileceğim neler var?"
Örneğin panik atakları sırasında korkuya kapılan birinin bu korkusunun işaret ettiği değer, o kişinin bedensel ve ruhsal açıdan sağlıklı yaşamak isteğidir. Bu ideal-istek fark edilip ona göre davranılırsa yapılması gereken şey, kaçınmaları bırakmak, sağlıklı beslenmek, spor yapmak, düzenli bir hayat yaşamak, yakınlarıyla iyi ilişkiler içinde olmak, çalışmak ve üretmektir. Kişi bunları yaparsa korku duyguları giderek azalır. Ancak kişi bu farkındalığı kazanmaz ve ideallerine dönük davranmazsa, panik atak anındaki "kalp krizi geçiriyorum" düşüncesine gerçek gibi yaklaşıp tekrar tekrar acil servise koşarsa, çarpıntı yaşamamak için spor yapmazsa, hayattaki kaçınmalarını sürdürürse o zaman bu idealinden uzaklaşmış olur ve olumsuz duyguları da sürüp gider.