Günümüzde Avrupa gelişmişliğin, medeniyetin ve yüksek kültürün merkezi konumundadır. Ancak bu konuma gelmesi kolay olmamıştır. Antik Çağ'dan başlayarak Helen medeniyetinin büyük filozoflarının (Sokrates,Platon ve Aristo vb.) ve bilim insanlarının da katkıda bulunduğu bu medeniyete Romalıların ihtişamı, diğer yandan da barbar kavimlerle yaptıkları savaşlar damga vurmuştur. Sonraları Kavimler Göçü ile büyük göç hareketi başlamış Avrupa yeni halklara ev sahipliği yapmaya başlamıştır. Germenler, Ostrogotlar, Vizigotlar ve Vandallar gibi isimler verilen bu barbar kavimler Avrupa da her yana dağılmış ve bugünkü milletletleri oluşturmuşlardır. Bu kavimler ise büyük devletler kurmuşlardır.
Avrupa bütün bu olaylara sahne olurken Anadolu coğrafyası da yüzyıllar sonra altıyüz sene sendeleyerek de olsa ayakta kalacak bir imparatorluğun doğması ve gelişmesine imkan vermiştir. Başlarda Anadolu'da ve Balkanlar'da yükselen bir güç haline gelen Osmanlı, güç dengelerini değiştirmiş ve dünyanın başkenti konumunda olan İstanbul'u (Constantinopolis) fethederek büyük bir değişimin fitilini ateşlemişlerdir. Buradan kaçan bilim insanları ve sanatçılar İtalya'da başlayacak Rönesans'a akımına katkılarını sunmuşlardır.
İrili ufaklı devletçiklerin oluşturduğu Avrupa; Şarlman, Büyük Alfred, Harald ve Friedrich gibi yetenekli komutanların önderliğinde birleşerek güçlü imparatorluklar haline gelmişlerdir. Bir çoğu sonraları güçlü ve büyük sömürgeci olacak bu devletler, güçsüz ama bir o kadar da zengin topraklara sahip milletleri sömürgeleri haline getirmişlerdir.
Amerika kıtası'nın keşifiyle birlikte ileride dünyanın süpergücü olacak Amerika, kolonilerin George Washington önderliğinde verdiği Bağımsızlık Savaşıyla Britanya'dan bağımsız müstakil bir devlet haline gelmiştir.
Fransız Devriminin